Araştırma Geliştirme Departmanı (AR-GE) Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Arge Kavramı ve Tarihçesi

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından ‘’bir işte bilgi yelpazesini arttırmak için yapılan sistematik ve yaratıcı çalışma ve bu çalışmaların yeni uygulamalar için kullanılması’’ olarak ifade edilen Ar-Ge kavramının kökeni tanıma baktığınızda oldukça eskilere dayanıyor. Çünkü Ar-Ge demek bir işin temeline inip daha verimli hale getirmek veya yeni baştan bir ürünü daha çok fayda sağlayacak şekilde oluşturmak anlamına geliyor. Research and Development ‘’R&D’’ ‘ın direkt çevirisi ile ülkemizde kullanılan bu kavram özellikle şu günlerde oldukça önemli. Günlük hayatta ve hatta iş hayatında bazen karıştırılan bu yapı ‘’yenilikçilik’’ ifadesinin çalışma ortamına yansıtılmış hali, bu yüzden inovasyon kavramı ile iç içe geçmiş vaziyette hatta onun bir alt dalı olarak görülüyor.

Ar-Ge Türleri

Ar-Ge, genel olarak üç alt dala ayrılıyor

1. Temel Araştırma

    a. Saf Temel Araştırma

Temel araştırma aslında bilimsel veriye ulaşabilmek için yapılan temel araştırmalardır. Buradaki amaç işin özündeki bilgiye inmektir. Saf temel araştırma herhangi bir ekonomik kaygı veya fayda gözetmeksizin yapılan araştırmalara denilir. Bunun bir diğer tarafı odaklı temel araştırmadır

    b. Odaklı Temel Araştırma

Burada ise beklenen olası sonuçlar karşılaşılabilinecek istenmeyen durumlara yönelik temel araştırmalar yapılır. Saf temel araştırmada uçsuz bir çalışma yapılır ve asıl amaç sadece yeni bilgiler elde edip bunları depolamaktır. Odaklı çalışmalarda ise rota daha belirgindir ve istenilen bir noktaya göre araştırmalar yapılır bulgular bu sonuç etrafında şekillendirilir.

2. Uygulamalı Araştırma

Burada işin pratik kısmı ortaya çıkmaya başlar. Temel araştırmada elde edilen bulgular burada kullanılabilirken diğer türlü bir etkileşim de söz konusu olabilir. Pratik deneyimlerle araştırmalar yapılır ve yeni bilgiler elde edilir. Denemelerle çeşitli sonuçlara ulaşılır

3. Deneysel Geliştirme

Deneysel geliştirmede artık elde edilen bilgiler varolan çalışmaların üstüne eklenmeye çalışılır veya yeni baştan bir iş ortaya konur. Yapılan çalışma gözle görülebilir hale getirilir. Çoğunlukla Ar-Ge çalışmasının son ayağı olarak düşünülen bu kısım aslında temel araştırma ve uygulamalı araştırma kısımlarını da etkileyebilir. Çünkü burada elde edilen sonuçlar da birer bulgu niteliği taşıyabilmektedir.

Bir İş Nasıl Ar-Ge Olarak Sayılır?

Genel olarak bahsedilen 5 başlığı sizler için buraya taşıdım. Bir çalışmanın Ar-Ge kapsamına girebilmesi için ilk olarak alışılmışın dışında olması, yaratıcı olması, belirsiz olması, sistematik yani düzenli olması son olarak da aktarılabilir yeniden düzenlenebilir olması gerekiyor. Burada kafa karıştırıcı başlık çoğunlukla belirsizlik ifadesiyle ilgili. Belirsizlikten kasıt çalışmanın sonuçsuz, anlamsız veya rotasız olması değil yeniliğe yol açma zorunluluğudur. Ar-Ge ve yenilikçilik kavramı iç içedir ve birbirinden ayrı düşünülemez burada temel amaç zaten yeni bir şeyler oluşturabilmek veya var olan şeylere yenilikler getirebilmektir.

Ülkemizde ise bir işin Ar-Ge sayılabilmesi ve destek alınabilmesi için farrklı gereklilikler söz konusu olabilir. Tübitak ve KOSGEB gibi firmalar bildiğiniz gibi Ar-Ge çalışmalarına destekler vermektedir ve bu destekler verilmeden yapılan işin ülke ekonomisine katkısına, istihdam yaratıp yaratmamasına, ticarileşebilme potansiyeline bakılmaktadır. Toparlamak gerekirse ülke içinde Ar-Ge çalışmasının destek alabilmesi için öncelikle bahsettiğim iş tanımına uyması ülkeye maddi anlamda katkısının bulunması ve satılabilir olması şart koşuluyor.

Ar-Ge Örnekleri

Olayı somutlaştırabilmek için belirli örnekler vermek iyi olacaktır.

Örnek: Bir menteşe firmasında sağlamlık testleri yapmak ürünlerin kalitesini kontrol etmek Ar-Ge kapsamına girmez fakat menteşe verimliliğini ve kalitesini arttırmak için yapılan analizlerin yeni işlerde kullanılması ve dizayn edilmesi Ar – Ge kapsamına girebilir.

Ar-Ge Çalışmaları

Örnek: Alerjik reaksiyonlar için kişiye testlerin uygulanması bir Ar-Ge çalışması değildir fakat çalışanlar biz bu aşıyı nasıl daha kullanışlı hale getiririz bilim adamları biz bu aşıyı nasıl daha yüksek kesinlikte koruyuculuğa ulaştırırız diye düşünmeye başlayınca işte orada Ar-Ge kapsamı ortaya çıkmaya başlıyor.

Örnek: Bir cismin uzunluklarının ölçülmesi rutin bir iş iken milimetrik ölçümdeki hataları en aza indirmek için yapılan araştırmalar, denge testleri ve kumpas yenilikleri Ar-Ge kapsamına girebilir.

Ar-Ge Kavramının Benzerlerinden Farkı

Başta bahsettiğimiz inovasyon kavramından bahsetmek istiyorum. İki kavram birbirine çok benzese de inovasyon işleri Ar-Ge’ye göre ticari kaygılar taşır. Bu Ar-Ge’de ticari kaygı yok demek anlamına gelmemeli fakat yapılan araştırma-geliştirme çalışmaları yalnızca bilimsel olarak da yapılabilir özellikle bahsettiğim “Saf Temel Araştırma”da tek amaç yeni bulgular elde etmektir herhangi bir kaygı güdülmez.

Ar-Ge üretim kavramıyla da karıştırılmamalıdır. Üretim bir araştırma geliştirme değildir. Nasıl daha verimli üretim yaparım çok daha kaliteli ürünler ortaya koyabilirim diye sorduğunuz zaman Ar-Ge’ye bulaşmaya başlarsınız.

Kaynakça


YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz