Duygularımız Kontrol Edilebilir mi?

Hepimiz duyguların hayatımızın bir parçası olduğunu varsayarız. Çoğu zaman tanımlayabiliriz. Bazen kaçmak isteriz. Peki kontrol edebilir miyiz?

İnsanların çoğu hissettikleri duyguların kontrol edilemeyeceğini düşünür. Beyne bağlı reaksiyonlar olduğunu savunur.

Nörobilimci Lisa Feldman Barrett ise tam tersini. Duyguların kontrol edilemeyen beyne bağlı reaksiyonlar olmadığını,beynimizde duygu devreleri bulunmadığını hatta hiçbirimizin duygularımızla doğmadığını söyler.

O zaman duygu dediğimiz şey nedir?

Duygularımız tahminlerdir. Milyarlarca beyin hücresinin birlikte çalıştığı tek bir saniyede beynimizin yaptığı tahminler. Ve bu tahminler üzerinde sandığımızdan çok daha fazla kontrolümüz var.

Barrett‘e göre beynimiz dünyaya tepki vermez. Geçmiş deneyimleri kullanarak dünya tecrübelerimizi öngörür ve oluşturur. Çünkü öngörüler beynimizin çalışma şeklidir. Öngörüler ilkeldir. Dünyayı hızlı ve etkili bir şekilde anlamlandırmamızı sağlarlar. Edindiğimiz her tecrübenin temeli,yaptığımız her hareketin temelidir. Biz başkalarında gördüğümüz duyguları öngörülerde saklarız. Birinin yüzüne bakarız,mimiklerindeki ifadeyi okuruz.

Ama aslında bütün olay beynimizdeki öngörülerdedir. Anlam verebilmek için benzer durumlardan yararlanarak geçmiş deneyimlerimizi kullanırız.Dudak bükmek,kaş kaldırmak gibi yüz hareketlerine anlam veririz. Çünkü aslında fiziksel hareketlerin kayda değer duygusal bir anlamı yoktur ve biz onlara anlam yüklemek zorundayızdır. Bu yüzden bir insanı ya da başka bir şeyi bir içerikle özdeşleştirip o hareketi anlamlı kılarız. Yani başka insanlarda tanımladığımız duyguları sahip olduğumuzu düşündüğümüz duygularla karşılaştırırız.

Peki bunu nasıl kontrol edebiliriz?

Barret, duygularımızın üzerinde sandığımızdan çok daha fazla kontrol sahibi olduğumuzu söyler.Her ne kadar hissettiklerimizi parmağımızı şıklatıp giysi değiştirir gibi değiştiremesekte duygu üretmek için kullandığımız bileşenleri değiştirirsek duygusal hayatımızı yönlendirebiliriz. Yani bu bileşenleri bugün değiştirebilirsek yarın beynimize daha farklı öngörülerde bulunmayı öğretmiş oluruz. Ve tecrübelerimiz farklı bir biçimde şekillenir. Bu tecrübelere dayanarak da hissettiğimizi düşündüğümüz duygular değişir.

Ve son olarak bir uyarı. Daha çok kontrol daha çok sorumluluk demek. Bir gün bir durumdan sorumlu oluruz, suçlanacak kişi olduğumuz için değil sadece o durumu değiştirebilecek kişiler olduğumuz için.

Lisa Feldman Barrett‘ın yazımıza da kaynaklık eden TED konuşmasını da aşağıdan izleyebilirsiniz.

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz