Higgs Bozonu Nedir?

Şu an bilim dünyasınca kabul gören “Big Bang (Büyük Patlama)” teorisinin evren olarak tanımladığımız yapının oluşmasını sağladığı düşünülmektedir. Bu teoriye bakacak olursak evren oluşmadan önce çok büyük miktarda enerji vardı. Bu yüksek enerji bir kürdan ucu kadar küçük bir noktaya yoğunlaşarak içine çöktü. Ardından patlayarak bildiğimiz evrenin yapıtaşları olan atom altı parçacıkları onlar ise atomu oluşturarak madde ve gezegenler oluştu. Ama bir bilinmezlik vardı: Bu enerji nasıl kütle kazandı? Burada devreye “Tanrı Parçacığı” olarak da bilinen Higgs Bozonu giriyor. Gelin detaylara bakalım;

Nedir Bu Higgs Bozonu?

Maddeleri oluşturan parçacıkların nasıl kütle kazandığı sorusu, evrenin nasıl oluştuğunun anlama yolunda en büyük sorulardan biridir. Bu sorunun cevabını düşünen Peter Higgs, 20. yüzyılın sonlarına doğru bu konu hakkındaki görüşlerini paylaştı. Ona göre parçacıklar bir Higgs Alanı ile etkileşime giriyor ve kütle kazanıyorlardı. Bu görüş o zamana kadar kabul gören bütün matematiksel denklemlere uygundu ama yine de Higgs Bozonu ve alanının gözlemlenmesi gerekirdi. Evreni anlama yolunda önemli bir yeri olduğundan dolayı gözlemleme çalışmaları için pek çok yatırım yapıldı. Ardından takvim 4 Temmuz 2012’yi gösterdiğinde Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde büyük “Hadron Çarpıştırıcısı” sayesinde çok yüksek hızlarda parçacıklar çarpıştırıldı. ATLAS gibi büyük detektörler sayesinde Higgs Bozonu gözlendi. Emin olmak için çalışmaya devam eden bilim insanları,2013 yılının ortalarında resmi olarak keşfedildiği duyuruldu.

Tanrı Parçacığı

Higgs BozonuHigss bozonu ilk ortaya atıldığı zamanlarda teknoloji yetersizliği ve Higgs Bozonu’nun çok hızlı oluşup bozulmasından dolayı onu gözlemlemek imkânsız gibi bir şeydi. 21. yüzyılın başlarında gözlem mümkün olacaktı ama o zaman bilim insanları bunu bilmiyorlardı. İlk gözlemlemeye çalışanlar çok hızlı yok olmasından göremediği için Higgs Bozonu’na “God Damn Particle” yani “Tanrının Cezası Parçacık” demeye başlamıştır. Daha sonrasında bunun biraz argo kaçtığını düşünüp bu söylemi yine buradan esinlenip “Tanrı Parçacığı” olarak değiştirmişlerdir ve öyle de kalmıştır. Ayrıca bu Higgs Bozonu ve alanı evrenin oluşmasında parçacıklara kütle kazandırdığı için maddelerin oluşmasında büyük rol oynadı. Bundan dolayı da böyle bir isim vermeyi uygun görmüş olabilirler.

Higgs Bozonu Analojisi

Devletlerin Higgs Bozonu’nun keşfi için çok fazla yatırım yapıldığını söylemiştik. Bu çalışmalar sırasında İngiltere’de dönemin bilim bakanı “Biz bu Higgs Bozonu’nu halka nasıl anlatacağız?” diye bir soru yöneltmiştir. CERN’de çalışmalar yürüten bir bilim insanı bu soruya şöyle cevap vermiştir. Pek çok insanın bir odada toplandığını düşünün ve bu odadaki insanlar Higgs Alanı olsun. Şimdi ise odaya ünlü birinin girdiğini düşünün. Bu ünlü kişi odaya girdiği andan itibaren odadaki insanlar ona yaklaşmaya çalışacak. Bu yüzden ünlü kişinin yürümesi zorlaşacak. Higgs Alanı da aynen böyle çalışıyor. Etkileşime giren parçacık kütle kazanıyor ve hareketi yavaşlıyor. Aynı zamanda bir de odaya sıradan bir insanın girdiğini düşünün. Bu insan ise tanınmadığı için hızlıca odada dolaşabilecektir. İşte bu sıradan insan ise kütlesiz parçacık olan ve ışığı oluşturan foton oluyor.

Bu Higgs Bozonu Bize Ne Katabilir

Higgs Bozonu sayesinde maddelerin kütle kazandığını söyledik. Peki bu bizim ne işimize yarayacak?  İlk olarak, evrenin nasıl oluştuğunu daha net bir şekilde açıklama fırsatı sunmuş oldu. Ayrıca eğer biz Higgs Alanının nasıl çalıştığını tam olarak anlarsak elimizde enerjiden maddeye geçişin formülü olacak. Bundan sonra Higgs Bozonu’nu kandırmayı başarabilirsek bu formülü ters çevirip maddeden enerjiye geçiş yapabiliriz. Eğer böyle bir şeyi insanlık olarak başarabilirsek çok yüksek enerji gerektiren işleri, Warp Motoru ve ışınlanma gibi, yapabilme imkânımız olacak. Elbette ki bunlar şu anda sadece hayal ve şu anki teknoloji ile imkânsız görünen şeyler ama yazının başında da anlattığım gibi bu teori ilk ortaya atıldığı zaman gözlemlemek imkansızdı. Teknolojinin gelişmesiyle gözlemlemeyi başardık. İşte bu yüzden bence şu an imkânsız gözüken bu tür keşifler gelecekte mümkün olacak. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz