Korsanların Ele Geçirdiği Uçak : Ethiopia Airlines’ın 961 Numaralı Uçuşu

Korsanların Ele Geçirdiği Uçak

UÇUŞ BİLGİLERİ

23 Kasım 1996 tarihinde Ethiopia Airlines’ın 961 numaralı uçuşunun havacılık tarihinin en meşhur ve korkutucu olaylarından birisine vesile olacağını uçaktaki 175 kişiden 172’si bilmiyordu. Hava taşımacılığının belki de en çelişkili yanı en güvenli ulaşım yolu olmasına rağmen yaşanan her kazanın (Pilotun kokpit camından fırladığı korkunç olayı anlattığım yazım için tıklayabilirsiniz) büyük etki yaratması ve gündemde kalması sebebiyle uçakların güvensiz olduğu yönünde izlenimin oluşmasıdır. Günümüzde pek çok insan hava taşıtlarına korkularından dolayı binememekte ve uçakların ölüm araçları olduklarını düşünmektedir.

HAVA KORSANLARI

Addis Ababa’dan (Etiyopya’nın başkenti)  Nairobi’ye (Kenya’nın başkenti) gitmek için yola çıkan Boeing 767 modelindeki uçak, Afrika kıtasının sınırlarında normal şekilde seyahat etmek için programlanmışken uçağa masum yolcu görünümüyle binmiş üç hava korsanı tarafından kalkıştan yaklaşık 20 dakika sonra ele geçirilmişti ve korsanlar kaptan pilota uçağı Avusturalya’ya götürmesini aksi taktirde ellerindeki bombayı patlatmaktan çekinmediklerini söylemişlerdi. Yolcular panik havası içerisinde olacakları bekliyordu, kokpitten çıkarılmış yardımcı pilot ve hostesler rehin alınmış ve üç kişilik korsan ekibi 172 kişilik grubu etkisine geçirmişti.

Korsanların Ele Geçirdiği Uçak
Korsanların Ele Geçirdiği Uçak

Panik içerisindeki bir diğer isim olan kaptan pilot Leul Abate korsanlara uçakta Avusturalya’ya gitmek için yeterli yakıt bulunmadığını tekrar tekrar söylemeye çalışsa da gözü dönmüş soyguncular laf dinlemiyor ve istediklerini yaptırmak için emirler yağdırıyorlardı. Avusturalya’ya iltica etmek isteyen ve ellerindeki sahte bombayla rotayı değiştiren üç kişi kaptan pilotu ve uçaktakileri dikkatlice izliyor ve uçağın yeterli yakıt deposunun olduğunu iddia ediyorlardı. Uçağın yakıt deposunun büyüklüğü aslında uçuş için yeterli olsa da asıl mesafe kısa olduğu için o kadar yakıt yüklenmemişti ve üç korsanın anlamadıkları şey de buydu. Yeterli yakıt olmadığını anlamıyorlar kaptan pilotun blöf yaptığını düşünüyorlardı.

Kaptan Pilot Leul Abate

KOMOR ADASINA ZORUNLU İNİŞ

Komor adası yakınlarında motorlarından önce birini sonra da her ikisini kaybeden uçaktaki yolcular, pilotun durum anonsu ile daha da paniğe girmiş ve herkes can yeleklerini giymeye başlamıştı. Kaptan pilot ve hostesler can yeleklerinin uçağın suya inişinden sonra yapılması gerektiğini ısrarla söylüyor ve korsanların psikolojik ve fiziksel baskısı altındaki pilot uçağı suya indirmeye çalışıyordu. Bir uçağın suya iniş yapabilmesi için burnunun veya kanatlarının temasının olmaması gerekir çünkü eğer bu iki parça temas ederse uçaktan kopabilir ve çok büyük hasarlara yol açabilir. Hızı düşürüp alt gövdeyi muntazam şekilde suya indirmeye çalışan kaptan pilot Leul Abate bunu başaramamış ve uçağın sol kanadı suyla öncelikle temas etmişti. Bu da 175 knot (325 km/saat) hızındaki Boeing 767’nin parçalanmasına ve dehşetin oluşmasına sebep olmuştu.

Rotaların Gösterimi

Kokpit ekibinin tüm ısrarlarına rağmen can yeleklerini inişten önce şişiren ve uçak sudayken bu sebeple yüzmekte zorlanan yolcuların çoğu maalesef boğularak hayatlarını kaybetmişti. Üç korsanın da içinde bulunduğu 125 kişiye mezar olan uçuşta kaptan ve yardımcı pilotlar kurtulmayı başarmıştı. 50 kişinin sağ çıktığı bu korkunç kazada bazı yolcular tropik ve büyüleyici Komor adasına çıktıklarında ölüp cennete düştüklerini düşünmüşler. Oldukça garip gelen bu düşünce aslında o anki psikolojinin ne kadar etkili olduğunu bizlere gösteriyor.

CAN YELEKLERİNİN MANTIĞI

Can yeleklerinin sonra şişirilmesinin ne faydası olacağını anlamamış olanlar olabilir, şöyle ki uçak suyun içerisindeyken eğer yelekleriniz şişikse sizi yukarı iter ve hareketinizi kısıtlar bu da acil çıkış kapısından yüzeye çıkarak kurtulmanızı engelleyebilir fakat eğer şişik değilse kolayca suyun içerisinde hareket edebilir ve yüzeye çıktıktan sonra otomatik veya ağızla şişirilen türleri olan can yeleğiyle hayatta kalabilirsiniz.

Uçaklarda kullanılan bir can yeleği örneği

Bu kazadan sonra prosedürler arttırılmış can yeleklerinin suya inişten ve yüzeye çıkıldıktan sonra açılması gerektiği önemle belirtilmeye başlanmıştır. Havacılıkla ilgilenenlerin mutlaka duyduğu ve gerçekten doğruları anlatan ünlü bir söz vardır ‘’Havacılık tarihi kanla yazılmıştır.’’ 17 Aralık 1903’te Wright kardeşlerin yaktığı büyük ateşle ilk defa gerçekten başlayan ve insanlık tarihini değiştiren uçaklar, insan öldürmeyi amaç edinmiş savaş araçlarını hariç tutarak söylüyorum ki her yolcuya oldukça değer verilen ve yer araçlarından çok daha güvenli araçlardır. Havacılık tarihi kanla yazılsa da her gün onlarca insan bu sektörün gelişmesi için olabildiğince yüksek emekler vermekte ve prosedürler her an tetkik edilmektedir. Güvenliğin aslolduğu ve yaklaşık 120 senelik olan bu genç sektörün insanlığın geleceğinde çok daha güvenli ve en sonunda sıfır riskli hale geleceğine şüphe yoktur.

KAYNAKÇA

https://en.wikipedia.org/wiki/Ethiopian_Airlines_Flight_961

https://www.youtube.com/watch?v=fL-9__2PdGA

https://www.youtube.com/watch?v=zbq6jkypnS4&t=335s

http://blog.milliyet.com.tr/yasanmis-bir-ucak-kazasi-hikayesi—etiyopya-havayollari-961/Blog/?BlogNo=228335

https://www.youtube.com/watch?v=KCuh_2M4o3A

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz