Türbülans Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Türbülans

Bir Airbus A320 koltuğuna oturmuş 35.000 feet’te yolculuk ederken yeni tanıştığınız yan koltuktaki kişiyle keyifli bir sohbette bulunduğunuzu hayal edin. Aniden bir anons duyuluyor ve kabin görevlileri kemerlerinizi bağlamanız için uyarıda bulunuyor, o anda yanınızdaki kişiden şöyle bir cümle duyuyorsunuz: ‘’Ya kardeşim uçak düşünce zaten herkes ölmeyecek mi niye kemerlerimizi takıyoruz ki ahahaha.’’ İlk bakışta size çok absürd gelen bu yoruma yalandan bir tebessüm atıp kemerlerinizi bağlıyorsunuz fakat o sırada aklınıza takılıyor bu cümle, mantıklı değil mi diyorsunuz kendi kendinize ve kemerin gerekliliğini sorguluyorsunuz. İç dünyanızda bunları düşünürken arka koltuğunuzda oturan eski bir pilot yanınızdaki sohbet arkadaşınızı duymuş olmalı ki ani bir cevap veriyor: ‘’Sevgili dostum olur mu hiç öyle şey türbülans diye bir şey var yahu ahahaha.’’ Türbülans denilen korkulu anları hatırlayınca sorduğunuz tüm sorular kafanızdan gidiyor ve kemer konusundan açılmış bir sohbet ile birlikte uçuşun keyfini sürüyorsunuz.

Nadir veya sık uçsun hiç fark etmez yolcuları çok rahatsız eden ve konudan habersiz olanlara ölüm korkusu bile yaşatabilen bir kavramdır türbülans. Genel tanımına geçmeden önce birazcık akışkanlardan ve belirli kavramlardan bahsedeceğim.

türbülans
Uçak Çevresindeki Hava Akımları

Laminer ve Türbülanslı Akış

Nasıl ki gemiler suyun üstünde, arabalar yol üzerinde hareket ediyorlarsa uçaklar da havanın içerisindeki moleküller sayesinde devinime geçmektedirler ve bu sebepten yolculuğun gerçekleştiği akışkan maddenin hareketinin de araca etkisi kaçınılmazdır. İşte bu akışkandaki moleküller kaotik olarak hareket ederler ve öngörülmesi, hesaplanması çok zor bir hal alırlar. Burada karşımıza iki akış türü çıkıyor. İlki laminer akış denilen ve moleküllerin düzenli, paralel hareket ettiği dışarıdaki gözlemcinin akışkanı durağan olarak gördüğü akış biçimidir. Düşük hızlarda gerçekleşen bu akışta müdahale olmadığı sürece su molekülleri aynı doğrultuda hareket etmeyi sürdürürler ve laminar akışta Reynolds sabiti değeri düşüktür (Reynold sabiti bir akışkanın atalet(eylemsizlik) kuvvetlerinin viskoz kuvvetlerine oranını belirtir ve basitçe anlatmak gerekirse bu sabit büyüdüğünde akışkanın öngörülemez hareketi de artar.). Diğer tip akış ise ana konumuz olan türbülans akıştır. Burada moleküller yüksek hızda ve farklı yönlerde hareket ederek bir kargaşa oluşturur ve düzenli, paralel laminer akışın aksine homojen olmayan bir hareket ortamı yaratırlar. Moleküller belirli bir kritik hıza kadar laminer akış göstermeye eğilimliyken bu hız değerinin üzerine çıkıldığında laminer eğilim azalır ve Reynolds sabiti değeri artık o kadar artar ki türbülans akışa geçilir. İki akış değerini daha iyi anlamak için bu linkteki videoya tıklayıp görsel olarak da anlamaya çalışabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=rn9y1CSoFZs&t=112s

Türbülans Türleri ve Şiddeti

Anlaşılacağı üzere koca metal kuşu bir yay gibi her yöne sallayan ve korkulu anlar yaşatan türbülans tabiri, havanın kaotik hareketi sebebiyle uçağı çalkalamasından başka bir şey değildir. Tek tip olmayan bu kavramın belirli türleri ve şiddet aralıkları bulunmaktadır. Bunlardan ilki ve en tehlikelisi olan, hava durumu radarları tarafından tespit edilemeyen açık hava türbülansı(clear air turbulence), dünya üzerindeki jetstream tarzı hava akımları ile uçağın ani irtifa kaybetmesine sebep olur. Bir diğer türbülans çeşidi de kuyruk türbülansı(wake turbulence)dır, uçağın kanat uçlarındaki dönen hava akımlarının sebep olduğu basınç farkı bu türbülans türünü oluşturur ve çoğunlukla birbirilerinin rotaları üzerinden gitmek zorunda kalan uçaklarda rastlanır. Bunlar dışında yükselen sıcak havanın etkisinde oluşan konvektif türbülans genellikle dağların çevresinde oluşan ve küçük uçakları oldukça sallayan dağ dalgası türbülansı türleri de mevcuttur. Şiddetlerine göre kıyaslandığında da türbülansın 4 tip şiddet aralığı vardır bunlar: hafif, orta, yüksek ve ekstrem türbülanslardır.

Türbülans Şiddet Düzeyleri

Emniyet Kemerinin Önemi

Nasıl ki gemilerde ani dalgalar sebebi ile sallanmalar oluyorsa uçaklarda da bu hava hareketleri sebebi ile sallanmalar olur ve pilotlar öngörülemez hava kütleleri sebebiyle çaresiz kalabilir. Türbülansa girileceği belli olduğu zaman uçuş ekibi tekrar bir anons yapar ve kemerlerin bağlanması için uyarıda bulunur. Türbülansın uçağı düşürme olasılığı çok ama çok düşüktür çünkü uçak parçaları özellikle kanatlar sertifikalarını almadan önce şiddetli ve olanaksız denilebilecek düzeydeki türbülans seviyelerinde testlere tabi tutulmaktadır yani yaşanabilecek her öngörülemez hava basıncına hazırlıklıdırlar. Burada hazırlıklı olmayan kısım insanlardır. Uçağı düşüremeyenn türbülans içerideki yolcuları şiddetli şekilde sallayarak yaralanmalarına sebebiyet verebilir. İşte yapılan anonsların sebebi budur, türbülans anında yolcuların yaralanmalarını, kendilerine ve başkalarına zarar vermelerini önlemek için kemer ikaz ışıkları yanar ve uyarılarda bulunulur.

Türbülans kavramını olabildiğince basit şekilde elimden geldiğince aktarmaya çalıştım. Eğer ki uçağınızda yolculuk ederken yanınızdaki kişi emniyet kemerinin varlığını sorgular ve muziplik yaparsa ona türbülansı anlatmayı ve kemerin önemini vurgulamayı unutmayın.

27 Mayıs 2021

Sınırlar

YORUMLAR

  1. […] hafif olan cayrokopterler yüksek rüzgarlardan ve türbülanstan diğer hava araçlarına nazaran daha az etkilenirler ve düşük hızlarda uçabilirler. Bu […]

Sizin Düşünceleriniz