Gökyüzündeki Dostlarımız : Uydular

Doğal UyduUydu denilince hemen hemen herkesin aklına tek doğal uydumuz olan Ay geliyor ama Satürn’de yaşasak hemen aklımıza spesifik bir isim gelmesi çok düşük bir ihtimal olurdu çünkü Satürn şu ana kadar isimlendirilen 82 uyduya sahiptir. Satürn sahip olduğu uydular sayesinde Güneş Sisteminde en çok uydusu olan gezegen unvanını en büyük gezegen olan Jüpiter’in elinden aldı.Uydular bir gezegenin etrafında dönen cisimlerdir ve iki çeşidi vardır. Biri bizim Ay’ımız gibi doğal uydular diğeri ise geçtiğimiz günlerde milli uzay programı kapsamında fırlatılan Turksat 5A gibi olan yapay uydulardır. Gelin bize uzaydan arkadaşlık eden bu uydulara bir göz atalım.

Savaşın Güzel Getirisi

Sputnik

İlk uyduların fırlatılması da dahil uzay teknolojilerinin bu kadar gelişmesinde savaşlar yol oynadı desem inandırıcı gelir mi? Bir savaşın böyle bir sonucu olduğunu düşünmek biraz zor ama insanlık adına uzaydaki ilk uydumuz Sputnik 1, Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olan soğuk savaş yılları sırasında 4 Ekim 1957’de yörüngeye oturtuldu ve bu sayede Amerika ile Sovyetler uzun yıllar sürecek uzay yarışı başlamış oldu. Kısmen küçük bir uydu olan Sputnik 1 üzerindeki radyo antenleri ile iyonesferdeki elektron yoğunluğunu ölçtü ve iletti. Çok önemli bir görevi olmamasına rağmen başarılı şekilde yörüngeye oturması gelecekteki görevler için çok umut verici olmuştu. Ardından bununla yetinmeyip Sputnik 2 ile uzaya Laika adlı köpeği gönderen Sovyetler Birliği, hem adını tarihe adını uzaya ilk canlı gönderen devlet olarak kazımış hem de uzay yarışında baya öne geçmişti. Bunlara karşılık olarak Amerika Explorer programı ile karşılık verdi. Amerika’nın ilk uydusu olan Explorer 1, 1 Şubat 1958 yılında Juno roketi ile fırlatıldı.

Uzay İstasyonları

İlk uydular gönderilip ardından insanlı uçuşlar denendikten sonra Sovyetler Birliği yine bir ilke imza atıp alçak Dünya yörüngesine bir uzay istasyonu göndermeyi başardılar. 1970’lerde Salyut programı ile birçok uzay istasyonunu alçak Dünya yörüngesine yerleştirdiler. Bu konuda ilk uzay istasyonu 19 Nisan 1971’de fırlatılan Salyut 1 idi. Salyut programı kapsamında fırlatılan uzay istasyonları tek modülden oluşan tek fırlatma ile yörüngeye oturtulan basit yapılardı. Bu program kapsamında toplam 7 istasyon gönderen Sovyetler Birliği, uzayın insan üzerindeki etkilerini incelemek gibi bilimsel amaçlarda kullansa da bazılarını askeri amaçlarla kullandığı bilinmektedir.

 

Amerika’nın İlk ve Tek Uzay İstasyonu: Skylab

Uzay yarışında Sovyetler Birliği’nin Salyut programının gerisinde kalan Amerika bu konuda da bir şeyler yapması gerekiyordu. 14 Mayıs 1973 tarihinde fırlatılan ve alçak Dünya yörüngesine oturtulan bu istasyon, 3 farklı insanlı uzay görevine ev sahipliği yapmıştır. Uzay istasyonundaki bazı sorunları tamir etmek ve insan vücudunun uzaya dayanıklılığını ölçmek için SL-2,3,4 olmak üzere 3 kere insanlı uçuş gerçekleşmiştir. 1979’da Dünya atmosferine tekrar girerek düşen ve parçalanan uzay istasyonu Amerika için büyük önem taşımaktadır öyle ki düşmekten çok zarar almayan bazı parçaları hala sergilenmektedir.

 İlk Uluslararası Uzay İstasyonu: Mir

Mir

Sovyetler Birliği tarafından Salyut programı baz alınarak yapılan ilk pek çok modülden oluşan uzay istasyonu Mir, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) yapılana dek yörüngedeki en büyük uzay istasyonu olmuştur. 23 Mart 2001 tarihine kadar yörüngede görevini sürdüren Mir, pek çok devletten gelen roketlere ev sahipliği yapmıştır. Uzaydaki uluslararası bir birliğin ilk göstergesi olan uzay istasyonu, üzerinde yapılan deneyler içinde zaman geçiren astronot ve kozmonotlarla tüm Dünya için uzay hakkında önemli bilgiler sağlayıp ayrıca uluslararası çalışmanın faydalı olabileceğini gösterdi. Armageddon ve contact gibi filmlerde de yer alan Mir, aynı zamanda bir nevi film yıldızıdır.

Yörüngede Dönmekte Olan Uzay İstasyonu: ISS             

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) hala bize alçak Dünya yörüngesinde dönerek bize uzaydan arkadaşlık yapmaktadır. İlk kısmı 1998 yılında fırlatılan ISS, üzerinde en uzun kesintisiz olarak insan barından uzay istasyonu unvanını elinde bulundurmaktadır. 7419 gün insan barındırma sayısı ile 3644 gün insan barındıran Mir’i geçmiştir. Şu an dönmekte olan uzay istasyonuna, yapımında görev alan 5 ortaktan biri olan NASA 2024’e kadar projeye destek vereceğini açıkladı ve uzay istasyonun 2028’e kadar devam etmesi muhtemel gözüküyor. Dünya’dan yaklaşık 400 km yukarıda dönen ISS, pek çok deneye ve araştırmaya ev sahipliği yapmıştır. İnsanlığın uzay serüveninde ISS dahil bütün görevlerin önemli olduğunu düşünmekle beraber bir gün ISS’e giden ve orda uzun süre görev yapan astronotlardan biri olmayı da çok istiyorum. Siz uzaydaki arkadaşlarımız olan bu yapay uydular hakkında ne düşünüyorsunuz ve orda yaşamak ister miydiniz? Bu soruyu cevaplamadan önce aşağıdaki linkten canlı olarak uzay istasyonundan Dünya’nın nasıl göründüğünü izleyebilirsiniz. Bunun sizi heyecanlandıracağını düşünüyorum.

Canlı izleme linki

 

YORUMLAR

  1. […] uzayı yavaş yavaş uydularla keşfetmesinden ve roket teknolojisindeki gelişmeden sonra hedefler büyümüştü.  Sovyetler […]

  2. […] günlerde yayımlanan “Uydu Nedir?” adlı yazımda da bahsettiğim gibi şu an hali hazırda görev yapan Uluslararası Uzay […]

  3. […] Güneş çok büyük bir kütleye sahip olduğu için gezegenler onun yörüngesinde dönüyor ve Ay’ın kütlesi Dünya’ya göre küçük olduğu için Ay’da Dünya yörüngesinde dönüyordu. […]

  4. […] uyduları ve Güneş sistemindeki en büyük uydudur. Ayrıca kendi manyetik alanına sahip tek doğal uydudur. Manyetik alana sahip olması nedeniyle ara sıra Dünya’da da gözlemlediğimiz kuzey […]

Sizin Düşünceleriniz