Ali İnsan İle Röportaj Geçidi #1

Ali İnsan Kimdir?

4 Ekim 2004 doğumlu olup şuan 16 yaşında olan Ali İnsan aslen anne ve baba tarafından Malatyalıdır. Çoğumuz 13 yaşında Almanya da Mozart ödülünü almasıyla tanıdık. Ben kendisiyle yaptığım röportajın içeriğinde müziği odağımızdan biraz uzakta tutmaya çalıştım. İsmi ve yaşı konusunda yapılan hataları da düzeltmek boynumuzun borcu oldu. Kendisiyle tanışıp zihinlerimizi ve bakış açılarımızı karşılıklı geliştirme fırsatı verdiği için kendisine ve iletişim koordinatörü Gülsüm Sarıkaya‘ya teşekkür ederim.

 

 

 


  • Aile İçerisinde Müziğe Olan İlgine Ne Sebep Oldu?

-Müzik hayatımda hep vardı. Evde de her zaman günlük hayatımızda şarkılar ve türküler eşlik ederdi. Ya babamın bağlama eşliğinde türküleri ya da annemin yemek yaparken mırıldandığı şarkıları olsun. Müzik bu şekilde ruhuma işlenmiş diyebilirim.
Ondan sonra anaokulu öğretmenlerimin keşfiyle küçüklere yönelik bir kursa başladım. Enstrüman keşfimi bu kurslarda yaşayıp kemanı da burada keşfettim. Mannheim müzik okulunda  şan eğitimi alıp koroya katıldım. Bu şekilde gelişti diyebilirim.


  • Beste Yapmaya Başladın mı?

-Evet tabi kendi bestelerimi de yapıyorum. Arada sırada sözlerimi de yazıyorum. Zamanı geldiğinde de aslında bu besteleri güzel bir şekilde hazırlayıp paylaşmak istiyorum. Ama daha paylaşmadım.


  • Sanatın Sence Bir İnsanın Hayatında Nasıl Bir Etkisi Vardır?

– Sanırım zaten eğitimin hayatımızda ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya gerek yok. Bunun dışında benim şahsi düşüncem her insanın mutlaka başarılı olabileceği bir özel yeteneği vardır. Çoğumuz belki bunun farkında değiliz. Ama ya tesadüfler ya da araştırmalar sonucu bunun farkına varıyoruz. Burada da en büyük sorumluluk ailemize düşüyor. Çünkü ailemiz sonuçta bu gizli yeteneklerimizi keşfediyorlar. Aynı zamanda eğitmenlerimize de düşüyor. Bende de anaokulu öğretmenlerim müziğe ilgimi tekrar keşfetmişlerdi. Ve aileme de küçük yaşta müzik okuluna gitmemi tavsiye etmişlerdi. Ailelerinde çocukların ilgi alanlarını erken keşfetmesi ve ileride ki meslek seçimlerinde büyük rol oynuyor. Hem özel hem de sosyal hayatımızda daha başarılı ve mutlu olacağımızı düşünüyorum.


  • Yazımda Deneyimlerin Sosyal Hayatımızdaki İsteklerimizi Engellediğine Değinmiştim. Bu Konuda Ne Düşünüyorsun?

– Ama bazen bence böyle şeyleri yapmamız doğru. Çünkü edindiğimiz deneyimler sonucu belki de iki yol vardır. Birisi yaşadığımız şeylere göre iyi diğeri kötü bir yoldur. Yaşadığımız deneyimler üzerine yanlışımızı görürsek eğer iyi yoldan devam edebiliriz. O deneyimleri hata olarak görmezseniz eğer iyi ile kötü arasında bir sınır görünmemiş olur. Ve bu sebeple yolun sonu da her zaman iyi bir yere varmaz diye düşünüyorum. Alinin bu cevabı üzerine kendimi ve yazımı şöyle ifade etmem gerekiyor. Her seferinde yaşamaktan ve yapmaktan korkmamız benliğimize kavuşmamızı engelliyor. Yeni bir şeyi deneyimlemekten korkmamak lazım. Bir bebek sıcak ile soğuğu yanmadan öğrenemez. Ve biz insanlar bebekliğimizdeki gibi yaşayarak dünyayı öğreniyoruz.


  • Sosyal Medya ve Telefon İle Olan İlişkin Nasıl?

– Hepimiz telefondan uzakta kalmaya çalışıyoruz. Dijital ortamdan uzaklaşmak da istiyoruz. Ama dünya daha çok dijital ortama doğru yöneldiği ve geliştiği için hayatımıza da çok fazla girmeye başlıyor. İster istemez belki de 20 – 30 sene sonra dijital ortamla kuşatılmış olacak.


  • Sosyal Medya İçerisinde Üretici veya Tüketici Olmak Konusunda Ne Düşünüyorsun?

– Bir şekilde Instagram örneğini de verecek olursak burada içerik üzerinden yaşamını devam ettirenler var. Ama bu platformda belki de hayatında bir daha görmeyeceğin kişilerin fotoğraflarına bakarak hayatlarını takip etmek. Bu şekilde de kendi yaşamlarını vakitlerini harcarlar.


  • Senin İçin “Söyledikten Sonra Kabullendiği Parça” Hangisi?

– Mozart’ın Voi Che Sapete eseri genç müzisyenler yarışmasına katıldığımda çok iyi seslendirdiğim düşünüldüğü için Mozart ödülüne layık görülmüştüm. O andan itibaren de öğretmenlerimden de jüriden de dinleyenlerden de geri dönüş aldım. Bu olaydan sonra hayatım da değişti tabi. Türkiye’de de tanınmaya başladım. Sonradan da “Altın yüzüğüm kırıldı” parçasını da seslendirdim. Bu yaşadıklarımdan dolayı da psikolojik olarak sesim güzel demeye başladım.


  • Müzik Üzerine Örnek Aldığın ya da En Yakın Hissettiğin Kişiyi Öğrenebilir miyiz?

-Bence tek isim veremem. Çok örnek aldığım sanatçılar olduğu için hepsini de sayamam. Biraz uzun olur. Hepsi birbirinden değerli hatta değerlerimiz bence. Bunların arasında büyük ozanlarımız; Aşık Veysel, Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif ve tabi ki de Zülfü Livaneli’yi de örnek alıyorum. Sadece sanatçı değil hem edebiyat alanında uzun bir geçmişi var. Politika ve senaristlik de yapıyor. Klasik batı müziği alanında da tartışmasız Mozart , Beethoven benimde idollerim diyebilirim. Günümüzün tanınmış sanatçılarından da Fazıl Say, Zülfü Livaneli ve Cihat Aşkın hocalarımızı da çok iyiler onları da çok seviyorum. Umarım bir gün bende bu sanatçılarımız gibi topluma yararlı bir birey olabilirim.


  • Müzik Dışında Yapmayı Planladığın Bir Kariyer Planın Var mı?

-Politika, tarih, ekonomi üzerine çok büyük bir ilgim var. Bu konu hakkında karar vermedim diyebilirim. Müzik ile ekonomi ya da hukuk arasında gidip geliyorum. Tabi hukuk okusam bile müziği bırakmayacağım. Müzik her zaman hayatımda büyük bir rol oynayacak. Ve her zamanda ana dallarımdan biri olacak.


Ali’nin geçen hafta YouTube kanalından paylaştığı yeni parçasını da buraya siz sayın okurlarımızın takdirine bırakıyorum.


“Sanat düşünebilen gerçeği görebilen toplumu anlayabilen insanların işidir “

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz