Âsım’ın Nesli için Sebîlürreşad

Site yazarlarımızdan Mehmet Ali’nin Necip Fazıl Kısakürek ile ilgili yazısı benim aklıma önemli şairlerimizden bir diğeri olan Mehmet Âkif Ersoy‘u getirdi. Ekseriyetle “İstiklal Marşı’nın yazarı” olarak bilinen, hatta yakın zamanda bundan dolayı adı sıkça geçen lâkin daha birçok meziyete sahip ozanımız nam-ı diğer Ragîf Bey’i de anarak bugün sizlere “Sebilürreşad dergisi” hakkında bir metin sunmak istiyorum. Olabildiğince kısa hâlde tarihinden, içeriğinden ve etkilerinden söz etmeyi planlıyorum.

Aslında Sebîlürreşad

1908 yılının Ağustos ayında “Sırât-ı Müstakîm” adıyla yayın hayatına başlayan ve Millî Mücadele yıllarında öncü rol oynayan bir dergidir. Peki daha ilk sırada karşımıza çıkan bu isim de ne ola? Hemen bir anlamına bakalım ki ileride sunduğumuz bilgilerle bu ad arasındaki bağlantıyı yakalayabilelim. Kur’an-ı Kerim’in birinci sayfası ve birinci sûresinde denk geldiğimiz ve dergiye de can veren bu mefhum, “her türlü aşırılıktan uzak, dengeli, apaçık, dosdoğru ve hak yol” şeklinde açıklanabilir. Derginin ismi ve fikir babalığında Mehmet Âkif yer almaktadır. Din, felsefe, edebiyat, hukuk ve ulum (bilimler, ilimler) mevzularını bünyesinde barındırmıştır.

Sırât-ı Müstakîm dergisinin birinci sayısı (Kaynak: https://www.basinhayati.net/milli-mucadelenin-manevi-kahramani-istiklal-marsinin-mihveri-sebilurresad/)

Amacı Nedir?

Yazar kadrosunda başta Mehmet Âkif olmak üzere birçok kişiyi gördüğümüz derginin ana gayesi “İslamcılık” fikriyatını yaymaktır. İslam Birliği’nin tesisi, bütün anlamlarıyla Kur’an ve sünnete dönüş, İslam ahlâkının tesis edilmesi, Avrupa’nın sadece teknolojisinin alınması gibi çarpıcı başlıkları irdelemiştir.

Modern dönemde İslam dünyasının sorunları konusunda hassasiyetleri olan, bu sorunların çözümü için İslamî kimliğinden vazgeçmek istemeyen, bu arada modern, yani batı medeniyetine ait bazı unsurlara da açık olan bir düşünce yapısındadır.

Dergide üzerinde durulan konular arasında:

  • İslâm dünyası niçin geriledi?
  • Müslümanlar nasıl kalkınabilir?
  • İslâm terakkiye (ilerleme, gelişme) mâni midir?
  • Müslümanları birleştirmek için ne yapılabilir?
  • İlimle İslâm arasında çatışma var mıdır?
  • İslâm toplumunun ilerlemesi için gerekli usul ve esaslar nelerdir?
  • Kadın hakları
  • Din-dünya, din-devlet ilişkisi ve bunlar etrafındaki problemler nasıl çözülebilir?
  • İslâmiyet ile Batı medeniyeti birleştirilebilir mi?

gibi başlıklar sayılabilir.

Sırât-ı Müstakîm dergisinin günümüz Türkçesi ile yazılmış şeklinden kesit

Adı Değişiyor!

Dergi, 1912 yılında, yedi cilt tutan ilk 182 sayıdan sonra formatını büyük ölçekte muhafaza ederek “Sebîlürreşad” ismini almış ve yayımını sürdürmüştür. Bu ismin tercih edilişi yine Kur’an-ı Kerim’de yer alan Mümin Sûresi’nde geçen “İttebiûni ehdiküm sebîlerreşâd” ayetinden ilhamladır. Kelime mânâsı olarak “Sebîlürreşad” ve “Sırât-ı Müstakîm” aynıdır.

Kurtuluş Savaşı Yıllarındaki Payı

İstiklal Harbi zamanları hakkında biraz laf etmemiz gerekirse, 1919 ile 1923 yılları arası hepimizin bildiği üzere Millî Mücadele seneleridir. Bu dönemde kâğıt bulmak oldukça zor ve sürekli bir sansür söz konusudur. Bu sebeple mecmualar çoğu kez yayınlanamamış ya da bazı sayfaları sansür dolayısı ile boş çıkarılmıştır.

Baştan itibaren İstanbul’da yayımını sürdüren dergi, Mehmed Âkif’in Millî Mücadele’yi desteklemek üzere Anadolu’ya geçmesiyle sırasıyla Kastamonu ve Ankara’ya taşınmıştır. Ersoy’un çeşitli illerde, camilerde vaaz olarak yaptığı konuşmaları Eşref Edib tarafından Sebîlürreşad dergisinde yayımlanarak halkın manevi duyguları coşturulmuş, bu yazıların çoğaltılıp cephelere gönderilmesi ile askerlerin ihtiyacı olan moral sağlanmıştır. Dergi yine halkın mücadele azmini yükseltmek için Kastamonu ve Kayseri’de birer sayfalık ekler dağıtmıştır.

Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanıp Mehmed Âkif’in milletvekili olarak bulunduğu I. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin faaliyetlerini tamamlamasının ardından Mehmed Âkif ve Eşref Edip’in İstanbul’a dönmesiyle dergi birlikte dergi yayımını tekrar bu şehirde sürdürmüştür.

Sebilürreşad’ın Kapatılması ve Geri Dönüşü

Maateessüf 1925 yılında Takrir-i Sükûn Kanunu (Huzurun Sağlanması Yasası) ile “dinsel gericilik” tehlikesiyle ve Şeyh Said isyanı bahane gösterilerek kapatılmıştır. Bu yıllar arasında haftalık yayınlandığı için derginin toplamda 641 sayıya ulaştığını söyleyebiliriz.

Yeni kabul edilen Latin harfleriyle 1948 yılında tekrar neşriyata başlayan dergi, çok partili dönemin getirdiği göreceli özgürlük ortamında 362 sayı daha çıkarmıştır. Derginin bu döneminde yayımlandığı yıllardaki dinî hayat, dinî eğitim konularıyla ilgili dikkate değer yazı ve yorumlara yer verilmiştir. 1966 yılında yayım hayatına son vermiştir.

Bizim için Safahat Açısından Önemi

Mehmet Âkif’in ilk baskısının 1911 yılında İstanbul’da yapıldığı “Safahat” adlı eserinin tamamına yakını burada “Safahât-ı Hayattan” başlığıyla yayımlanmıştır. Ersoy’un 1908-1910 yılları arasında Sırât-ı Müstakîm’de çıkmış şiirlerden dördü dışında hepsi bu eserde yer alır. Toplam kırk dört şiir içerir.

XXI. Yüzyılda Sebîlürreşad

Ankara’da Gazeteci-Yazar Fatih Bayhan öncülüğünde tekrar yayın hayatına başlayan Sebîlürreşad, 14 Ağustos 2016 tarihli 1.008’inci sayısı ve “Allah’ın inayetiyle, devam…” manşetiyle okurlarıyla buluşmuştur. Dergi, Şubat 2017’ye kadar her ayın on dördüncü günü yayımlanmıştır. Mart 2017’den itibaren her ayın 1’inden itibaren çıkmaya başlarken sayfa sayısını da 56’ya yükseltmiştir. Ayrıca “yeni dönem” Sebîlürreşad’da her sayıda Türkçe harici dillerde yazılmış altı ila sekiz makaleye yer verilmektedir.

Bu yazıyı yazdığım mart ayında ise “İstiklâl’in 100. Yılı” üzerine özel sayı çıkaran Sebîlürreşad’ın şimdiki sayısı 1.062 olarak gözüküyor.

Sebîlürreşad dergisinin “İstiklâl” özel sayısı (Kaynak: https://www.sebilurresad.com.tr/index.php?route=product/product&product_id=113)

Bir asrı aşkın zamanın ardından böyle bir işe girişilmiş olması ve Sebîlürreşad dergisinin tekrar yayımlanması beni ne denli sevindirdi tahmin edemezsiniz. Size nesiller öncesinden bir miras, geçmiş ile günümüz arasında koptuktan sonra tekrar bağlanmış bir halat… Üstelik Bağcılar Belediyesi tarafından sağlanan güzellikle günümüz Türkçesine çevrilmiş bütün ciltleri (toplam 520 sayı) PDF formatında indirebilme şansına da sahipsiniz. Daha ne olsun! Lâkin uyarmak gerek ki “günümüz Türkçesi” dediğime bakıp şu an konuşulan nispeten daha yavan, sıradan olan dil aklınıza gelmesin. Ciddi şekilde sözlük karıştırmanız, anlamlarına bakınmanız gerekecek. İşte ulaşabilmeniz için: SIRÂTIMÜSTAKİM

Kaynakça


YORUMLAR

  1. […] Sebilürreşad gibi eski ve birbirine girmiş birkaç sözcükten oluşuyor Bâleybelen. Mucidi Muhyî tarafından […]

Sizin Düşünceleriniz