Dünya Tarihinin Bilinen İlk Kadın Hükümdarlarından : Tomris Hatun – Tarih Geçidi #2

Diğer milletlerce kadınlar ikinci planda görülürken, Türk kültüründe kadının yeri çok farklıydı. Hakandan sonra en değer verilen kişi olmalarının yanı sıra hakanın ölümü ile tüm bozkırın hükümdarı olan bir kadının hikayesine tanık olacağız: Tomris Hatun.

Tomris Hatun Saka kraliçesidir. Sakaların en büyük düşmanı da Perslerdi. Sakalar ve Persler arasında yıllarca savaşlar süregeldi. Pers imparatoru Büyük Kiros durmaksızın Saka topraklarına akın düzenliyordu. Bu savaşların birinde Tomris Hatun’un amcası Alp Er Tunga ve Tomris Hatun’un eşinin ölmesi ile Tomris Hatun Saka topraklarının hükümdarı oldu. Birçok tarihçi tarafından soyunun Amazon kadınlarına dayandığı düşünülen Tomris Hatun barışçıl ama bir o kadar da savunmaya önem veren bir hükümdardı.

tomris hatun

Büyük Kiros Sakaların başına bir kadının geçtiğini duyunca bunu bir zayıflık olarak düşündü. Saka topraklarına yaptığı akınlara hiş durmadan devam etti. Heyecan ile saka topraklarına giriş yapan Persler yakılmış topraklar ile karşılaşıyorlardı. Sakaların yıpratma taktiğiydi bu. Savunmaya önem verdiğini söylediğimiz Tomris Hatun ve ordusu savaş için uygun anı bekliyorlardı, böyle bir an olmadığı takdirde de savaşa girişmiyorlardı. Bu sayede Persler de baya yıpranıyordu.

Büyük Kiros artık bu durumdan bıkmıştı. O da çözümü Tomris Hatun’un kendisi ile evlenmesinde buldu. Tomris Hatın’un kendisiyle evlenmesi karşılığında onunla uğraşmayacağını söyledi. Tabi Tomris Hatun bunun bir oyun olduğunu anladı ve teklifi reddetti

Bu durumu daha çok sinirlenen Büyük Kiros ordusunu toplayarak tekrar Sakalara saldırdı. Bu orduda normalden farklı olarak savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek vardı. Kaçmak artık bir seçenek olmaktan çıkmıştı. Tomris Hatun uygun bir yer seçip Büyük Kiros’un ordusunu beklemeye başladı. İki ordu aralarında birkaç kilometre kalacak şekilde mevzilendi.

Güneş battığı için savaş başlamadı ve sabaha ertelendi. Büyük Kiros bunu fırsat bilerek iki ordu arasına güzel kızlar, yiyecekler ve şarap bulunun bir çadır kurdurdu. Bu çadıra saldırı düzenleyen Tomris Hatunun oğlu ve yanındaki kuvvetler içerideki Persleri öldürüp eğlenceye dalmışlar. Birkaç saat sonra baskın düzenleyen Persler çadır içindeki Tomris Hatun’un oğlu da dahil olmak üzere tüm Sakaları öldürürler. Oğlunun ölümü üzerine üzülen Tomris Hatun mücadelesinden vazgeçmez ve Büyük Kiros’a sinirlenerek yemin eder:

Kana susamış Kirus! Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün. Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!

Ertesi gün olur ve savaş başlar. Savaş köpeklerine rağmen tüm savaş hünerlerini gösteren Sakalar Persleri turan taktiği ile yener. Ölenler arasında Pers kralı Büyük Kiros da vardır. Tomris Hatun sözünde durur ve Büyük Kiros’un kafasını kan dolu bir fıçıya atarak 

“Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni, kanla doyuruyorum!” der.

Tomris kelime olarak demir anlamına gelir. Demir gibi güçlü bir zihni, kalbi ve bileği olan Tomris Hatunun gücü bütün Türk kadınlarının içinde bulunuyor.

Günümüzde çok memnuniyetsiz bir nesil olarak yetişiyoruz. Yaşadığımız durumlardan dolayı memnuniyetsiz olmamız çok normal ama bu durumu değiştirmek için sadece sözel olarak her şeye bir kulp bularak mı savaşıyoruz yoksa doğrusunun nasıl olması gerektiğini Tomris Hatun gibi örnek olarak yaşayarak mı gösteriyoruz? Tarih okumak tarih bilmek, yaşanmış hikayelere tanık olmak içimizdeki gücü hatırlamamıza vesile oluyor.  Ayağa kalkmamızı sağlıyor.

Bu yüzden

Tarihle kalın…

Sağlıcakla kalın…

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz