Empati Köşesi #3 – Duyguların Yolu

EMPATİ KÖŞESİ NEDİR ?

Empati, genellikle insanların karşıdaki kişinin gözünden olaylara bakabilme yetisine denir. Üçüncü yazısını yazdığım bu  empati serisinde günlük insan ilişkilerinde empati temalı alt birimleri kendi zihin dünyamda harmanlayarak siz saygıdeğer okuyucularımızın takdirine sunmaya çalışacağım. İlk yazıma buradan ulaşabilirsiniz.


DUYGULARIN YOLU

Duygular, sadece kalbimizin ritmini değiştirmek ile kalmaz. Bize bizi anlatan yol gösterici niteliğe sahip zifiri karanlıkta önümüzü aydınlatan bir ay ışığı gibidir. Bilincimizin en derinlerine kadar bile gören ve o derinliklerden zamansız bir şekilde çıkıp bize kendini hissettirir.

Yıllardır süre gelen deneyimler düşüncelerden ötürü duyguların arasında ayrım yapılmaya başlandı. Kötü olanlar; öfke, üzüntü, korku, utanç… ve benzeridir. İyi olanlar ise mutluluk, ilgi, heyecan ve benzeridir. Ayrımcılığın kötü olduğunu yapanlar dahil herkes kabulleniyor. Duygularımız arasındaki ayrımcılığın kötü olduğunu savunan kimse maalesef göremedim.

Bir insan; babasını, dedesini ya da ailesinden bir parçasını kaybedince ağlamasın isteriz. Bencilliğimiz yüzünden bu düşüncedeyiz. Çünkü hep denir ki sen ağlama yoksa bende ağlarım. Üzülmene dayanamıyorum gibi söylemlerde bulunuyoruz. Üzülmesine dayanamıyorsan o insana yaklaşmayacaksın. Lütfen saygı değer okurlarımız kimsenin duygularınızı engellemesine izin vermeyin. Sizde kimseye engel olmamaya çalışın.

Her şey çocukken başlıyor. Duygularını öğrenememiş ya da öğrenmesine engel olunmuş çocuklar yetişkin olduklarında gelin görün ki tek bir kişiye karşı bir duyguyu hissediyorlar. Bunun kendilerine olan öfkeleri dememe gerek var mı?

Bu tip insanlar ne yapmalı da bu boşluğu doldurmalı? Mecburen o çocukluğu yaşamak zorundalar. Evreleri atlayamayız. Önce bebeklik, çocukluk sonra gençlik ve yetişkinliği doyasıya yaşamalıyız. Maalesef ki bu evreleri doğum tarihimiz belirlemiyor. Yaşamadan geride bırakılacak bir durum değil. Aramızda bu durumda bulunan arkadaşlarımız varsa eğer lütfen çocukken yapamadığınız şeyleri artık alın ya da yapın. Oyuncak helikopter de sürebilirsiniz; Lego da oynayabilirsiniz.

Yani “Sen (bilmem kaç) yaşındasın.” gibi ithamlara kulak asmamak lazım. Ne yaşayacağımızı da ne ile oynayacağımıza da ne istediğimize de biz karar vereceğiz. Akıl danışmayın demeye çalışmıyorum. Akıl da alacağız;  fikir de danışacağız. Duygularımızdan da fikirlerimizden emin olacağız.

“Bir kelime kararını, bir duygu hayatını, bir insan seni değiştirebilir” – Konfüçyüs  

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz