İş Bulmak İçin Çırpınan Rosetta’nın Hikayesi-Rosetta İnceleme

Bir film düşünün ki yayınlanması ile birlikte kendisiyle aynı ada sahip yasalara zemin hazırlasın.

İş bulmak için çırpınan Rosetta’nın hikayesi…

Dardenne kardeşler tarafından yazılan ve yönetilen filmimiz kısaca yoksulluk içinde alkolik annesi ile birlikte tır parkında yaşayan Rosetta’nın hayatını, iş bulma çabasını, normal bir hayat için çabalamasını anlatıyor.

Rosetta izleyince kendinizi iyi hissedeceğiniz bir film değil, oturup mutlu olmak için izleyemezsiniz ya da ağlamak istediğinizde başvuracağınız bir film de değil.

Rosetta hayatı anlatıyor, izlemesi zordur.

Film size bir başlangıç sunmuyor bir son da sunmuyor, sizi Rosetta’nın hayatına bir süre davet ediyor sonra da bırakıyor. Bu yüzden ‘bu nasıl filmdi böyle, ne başı belli ne sonu belli, sonunda ne oldu nereden bileceğiz biz şimdi’ gibi yorumlar görürseniz çok da takılmayın. Sadece bir süre Rosetta’yı izlediğinizi düşünün. Bunu düşünmek istemeseniz bile emin olun Dardenne kardeşler sayesinde kendinizi bir anda düşünüyor bulacaksınız. Çünkü film omuzda taşınan kamerası ile Rosetta’nın peşinde koşturarak çekilmiş. Bu da çok güçlü bir gerçeklik hissi uyandırıyor. Ve Rosetta karakterini canlandıran Emilie Dequenne sayesinde bu gerçeklik kendini ikiye katlıyor. Çoğu insan odaklanmayı zorlaştırıyor diye hareketli çekimleri çok sevmiyor ama tam tersi bana da sanki çekilen sahneyi, sahne içinde izliyormuşum gibi hissettiriyor. Bu filmde de böyle hislere çokça yer var.

Rosetta her işi yapmaya razı. Ona göre toplumda yerinin olması için işinin olması yeterli. Bunu kendi kendine yanında yattığını düşündüğü görünmez kişiyle yaptığı bir sahneden anlayabiliyoruz:

‘Senin adın Rosetta, benim adım Rosetta. Bir iş buldum, sen de buldun. Bir arkadaşım var, senin de var. Sıkıntı çekmeyeceğim, sen de çekmeyeceksin. Normal bir yaşam sürdüreceğim, sen de öyle. İyi geceler, iyi geceler’

Genelde filmleri izlerken en sevdiğim şeylerden biri de müzikler oluyor. Ama filmi izlerken nasıl etkilendiysem artık filmde müzik kullanılmadığını okuduğum bir yorumla fark ettim.  Bu sayede film hayattan bir kesit etkisini daha güzel oluşturmuş.

rosetta

Dardenne kardeşlerin en iyi filmlerinden biri olan Rosetta, aslında bizi Rosetta’nın hayatına konuk ediyor ve çocuk işçi, işsizlik gibi konulara değiniyor. Hatta film Belçika da asgari ücretin altında çalışan çocuk işçilerin durumlarını düzeltici yasalara zemin hazırlıyor yine filmin isminde isme sahip ’Rosetta yasalarıyla’.  Bence bu filmin konusu çocuk işçilerin durumunu iyileştirelim tarafı dışında ‘bağımlılık çevremize nasıl zararlar verir’ filmi de. Çünkü Rosetta’nın annesi bir alkolik, bir bağımlı. Ve Rosetta’nın normal bir çocukluk geçirememesinin en büyük sebeplerinden biri de bu. Evet film bize bu hikayenin çocuk işçiler kısmını sunuyor ama Rosetta’nın annesi ile olan sahneleri izlerken, annesi bağımlı olmasaydı Rosetta nasıl bir insan olurdu diye düşünmeden edemedim.

Bazı kelimeler vardır böyle duyduğunuzda içiniz soğur. Bağımlılık da işte böyle bir kelime. İnsanın içini soğutmakla kalmayıp çevresindeki her şeyi de soğutuyor. Bu yüzden Rosettalar mutsuz büyümesin diye benim, sizlerin hepimizin sorumlulukları var, fazlaca bağlanmamak da bunlardan biri.

Usta işi mükemmel bir film ama bu yönetmenlerin film anlayışını bilmiyorsanız biraz sıkılabilirsiniz.

Keyifli seyirler

Kaynakça


YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz