Kral Arthur Efsanesine Farklı Bir Bakış : Merlin

Kral Arthur Efsanesi‘ni bir çoğunuz duymuşsunuzdur. Bu efsanenin bilinen en eski versiyonuna göre, aslında Camelot kralı Uther PENDRAGON‘un oğlu olup her nedense bir çiftçi tarafından evlat edinilmiş olan Arthur, üzerindeki kılıcı kayadan çıkartan kişinin Camelot’un hükümdarı olacağı söylenen Excalibur kılıcını mühürlendiği kayadan çıkartarak bilge büyücü Merlin‘in yardımı ile Camelot kralı oluyor. Aslına bakarsanız bu hikayede asıl kahramanımız Arthur ile büyücü Merlin arasındaki yaş farkı oldukça çok ve büyü henüz yasaklanmamış. Ancak Netflix‘de yayınlanan 2008-2012 yapımı olan Merlin dizi bize farklı bir bakış açısı katıyor. Ya hikayenin ana kahramanı Arthur değilse? Ya aslında onunla hemen hemen aynı yaşta olan Merlin ise?

” In a land of myth, and a time of magic… The destiny of a great kingdom rests on the shoulders of a young boy. His name… MERLİN “

Yüce ejderha Kilgharrah ya da seslendiren kişinin ismiyle John HURT‘ın sesinden dinlediğimiz bu dize, henüz dizinin başında olmamıza rağmen bizlere çok şey anlatıyor. Neden Türkçe bir içeriğin içerisinde yabancı dilde bir ifade kullanıyorsun demeyin, olur da açıp izlerseniz, belki biraz da Türkçe dublajının vasat olmasından, dizinin başında geçen bu dizeyi sizlerde İngilizce versiyonu ile diziyle kafanızda bağdaştırabileceksiniz. Nerde kalmıştık? Evet… Bu dizelerdeki mesaj;

Asıl Ana Karakter : Merlin

Adından ve yukarıda okuduğunuz giriş jeneriğinden de anlaşılacağı üzere Kral Arthur efsanesinin asıl kahramanının onun yardımcısı ve yakın dostu Merlin olabilme ihtimaline değiniyor bu dizi. Elbette uygun ortamı oluşturabilmek adına efsane üzerinde bir çok değişiklik yapılmış ama dürüst olmak gerekirse efsanenin orijinal halini de kimse bilmiyor zaten.

Hikayemiz büyülü güçlerini küçük yaşta farkeden Merlin’in, sarayda yaşayan ve şifacı olarak görev yapan Gaius isimli akrabasının yanına gönderilmesi ile başlıyor. Gaius’un eski bir büyücü olmasının da etkisiyle Merlin’in annesi, onu güçlerini geliştirebilsin ve kontrol etmeyi öğrensin diye “BÜYÜNÜN YASAK OLDUĞU ve CEZASININ İDAM OLDUĞU” bir krallığa gönderiyor. Tabi ki tesadüf bu ya, daha ilk günde Merlin ve hikayemizin başında oldukça şımarık olan prens Arthur tanışıveriyorlar ve bir tesadüf ile büyünün yasak olduğu bir krallıktaki büyücü çocuk geleceğin kralı Arthur’un baş hizmetkarlığı görevine getiriliyor.

Başlangıçta güçlerini sanki aksini söyleyen bir durum yokmuşçasına herkese göstermek ister gibi kullanan Merlin, her ne kadar bunu kimse farketmese de, törenlerle yakalanan büyücülerin idam edildiğini görünce kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini anlıyor anlamasına ama kral ve prensin hayatını da birilerinin kurtarması gerekli değil mi? İşte bu durum,onu ileride “Bilge Büyücü” ünvanına sahip olacağı güne kadar içerisinde bulunan bilgeliği geliştirmeye yönlendiriyor.

Çekirdekten Krallığa

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Merlin’in baş yardımcılığını yaptığı prens Arthur, babasının aksine içerisinde vicdan ve onur gibi duygulara sahip bir veliaht. Henüz prens doğmamışken, babası kafayı bir erkek çocuk sahibi olmakla o kadar bozuyor ki kralın yaptığı bir hatanın cezasını yıllarca büyücülere çektiriyor. Arthur ise masum insanların sırf doğuştan sahip oldukları güçler yüzünden katledilmesine o kadar çok tanık oluyor ki başına gelen bir olaydan sonra büyüye karşı olarak geçirdiği hayatı bir kenara bırakmayı ve biraz daha ılıman yaklaşmayı kabulleniyor. Tabi ki bu olay 5 sezonluk hikayenin büyük bir kısmında karşımıza çıkmıyor ne yazık ki.

Eski Bir Dosttan Düşmana

“Neyden nefret edersen, onunla sınanırsın” derler ya hani, işte bu bölümde de tam olarak ne kadar haklı olduklarını görüyoruz. Yıllarca halkındaki druidler, cadılar ve kahinler gibi büyü gücüne sahip insanları katleden kral Uther, ölümüne yakın bir bakıyor ki, meğerse büyü Camelot halkının ve sarayının kalbinden hiç ayrılmamış. Meğerse kral, yıllarca farketmeden bir cadı yetiştirmiş. İşte kralın başucunda büyüyen bu cadının da ihaneti ile işler biraz daha karmaşık bir hal alıyor ve Merlin ile prens Arthur arasındaki bağ çok daha güçlü hale geliyor.

Orjinal Hikayeden Esintiler

Eğer bu efsanenin orijinallerinden bir tanesini, zaman içerisinde oldukça farklılaşmış, açıp okuduysanız Percival, Lancelot ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri‘ne (Hani şu İlluminati‘nin temelini oluşturduğuna inanılan (!)) mutlaka denk gelmişsinizdir. Bu karakterlerde 2. sezondan sonra hikayeye hızlı bir şekilde giriş yaparak Yuvarlak Masa Şövalyeleri’nin kurulmasında ve hükümdarlığı boyunca kral Arthur’un adil bir düzen kurmasında ona yardımcı olmaya geliyorlar.

Beklenmedik Aşk

Eğer benim gibi dizilerde geçen gereksiz aşk sahnelerinin tiksinti uyandırdığı izleyicilerden bir tanesiyseniz bu başlık sizi birazcık soğutmuş olabilir ama hemen karar vermeyin. Hikayemizde ne kadar gereksiz aşk unsuru varsa “Guinivere“, nam-ı diğer “Gwen”, adındaki hizmetçinin etrafında toplanmış. Babasının Camelot’da bulunan en iyi demirci olmasından dolayı, Leydi Morgana’nın hizmetçisi olarak saraya kabul edilen bu kız her nedense sarayda kime aşık olsam da milletin başını belaya soksam havalarıyla geziyor. Şimdi diyeceksiniz ki “Biz de zaten bunu sevmiyoruz!”, tamamdır bu tarz sahneler sadece bir karakterin başında olduğu için karakteri görmezden gelmeniz yeterli.

Yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim, sanki “Guinivere” karakterine hayat veren Angel Coulby ve “Morgana” karakterini ekranlara taşıyan Katie McGrath isimli oyuncuların rolleri değişseydi daha iyi olabilir gibi. Diziyi izleyince sizler de farkedeceksiniz ki bu ikili birbirlerinin rolü için çok daha uygun gibiler.

Oyuncu Kadrosu

Colin Morgan, Bradley James, Angel Coulby ve Katie McGrath‘ın başrollerini paylaştığı bu yapımda The Umbrella Academy‘den tanıdığımız Tom Hopper ve Lucifer dizisinden tanıdığımız Tom Ellis gibi yetenekli ve tanınmış oyuncuların da karşımıza çıkıyor olması oldukça güzel. Orta Çağ’da geçen fantastik bir hikayede “Rolü ile bütünleşmek” kavramı özellikle Merlin dizisinin oyuncuları için söylenebilecek bir kavram. Şimdi düşünelim, hikayedeki zaman ve mekan içerisinde yaşadığınız gerçeklikten oldukça farklı; dolayısıyla oyunculukların biraz kötü olmasını bekliyordum ancak bir kere başlayınca oyuncu kadrosu ve oyunculuklar beni oldukça tatmin etti diyebilirim.

Tüm içeriği toparlamak gerekirse; ejderhalar, büyücüler, kehanetler ve geleceği parlak iki ana karakter ile başlayan ve devam eden Merlin, özellikle fantastik orta çağ yapımlarını seven ve 2020 yılında Netflix’de yayınlanan Cursed, henüz izlemedim ama hikayeleri benziyor gibi, isimli diziye bir alternatif arayanlar için oldukça güzel bir seri. Toplamda 5 sezon ve 45er dakikadan 65 bölümü bulunan Merlin’i izlemekten sıkılmayacak ve zamanın nasıl geçtiğini farketmeyeceksiniz bile.

İncelemede gördüğünüz kadarıyla; tavsiye ettiğiniz benzer yapımları ve gelecekte incelemesini okumak istediğiniz yapımları sizler de yorum yaparak paylaşabilirsiniz.

Unutmayın hepimizin kaderinde Merlin gibi büyük bir büyücü olmak var, bir gün açığa çıkmak için sadece içimizdeki gizli gücü olabildiğince farklı şeyler deneyerek keşfetmemizi ve kaderimizi gerçekleştirmemizi bekliyor.

 

YORUMLAR

  1. […] bakış açısı kazandıran “Merlin” dizisi hakkında yazdığım inceleme yazısına BURADAN […]

Sizin Düşünceleriniz