Masumlar Apartmanı Dizi İncelemesi

Bugün “etik mi?” tartışmasına girmeden Masumlar Apartmanı’nı inceleyeceğiz.

Başrollerini Birkan Sokullu( Han), Merve Dizdar( Gülben) Farah Zeynep Abdullah( İnci) ve Ezgi Mola nın (Safiye) paylaştığı dizi Gülseren Budayıcıoğlu’nun Madalyonun İçi kitabındaki Çöp Apartmanı hikayesinden uyarlanmıştır. Çocukluk travmalarının hayatımızdaki yerini çarpıcı şekilde anlatan dizimizin konusu kısaca, birlikte yaşayan ve çocukluk travmaları yüzünden çevreleri ile iletişim kurmakta güçlük çeken 4 kardeşin ve onların yaşantısına ortak olanların hayatını anlatıyor.

TRT1 ekranlarında yayınlanmaya başlayan dizimizin yönetmenleri Çağrı Vila Lostuvalı ve Çiğdem Bozali. Çağrı Vila Lostuvalı’yı birçok ses getiren diziden hatırlamanız mümkün ki her girdiği dizide farkını koyan bir yönetmendir. ( Poyraz Karayel’de bu dizilerden biriydi)  Neden yazıya yönetmenler ile başladım? Çünkü görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni, kameraman, yönetmen artık kimler o çekimleri yapmaya karar verip çekiyorsa onlar büyük övgüler hak ediyorlar.

Film ve dizi; senaryosu, oyunculuğu, yönetmenliği ile bir sanat olmasına rağmen günümüzde bir kere izlediğimiz bir buçuk- iki saatlik sinema filmleri bile ezberlenmiş, basit birkaç çekim tekniği ile çekiliyor. Ama bu dizi her hafta 2 buçuk saat yetiştirmeye çalışmıyormuş gibi her sahnesinde ayrı detaylar, ayrı emek barındırıyor. Sadece çekim teknikleri, kamera hareketleri için bile izlemeye değer. Adeta bir görsel şölen.

Senaryoya gelecek olursak özellikle çatışma anlarındaki diyaloglar çok keyifli kurulmuş. Tartıştığınızda söylediğiniz, arkadaşınız ile konuşurken söylediğiniz ya da yalnızken kendinize söylediğiniz sözlere rastlamanız diziyi daha izlenesi yapıyor.

Dizimizin uyarlandığı kitap aslında diziden çok farklı. Mesela Naci gerçekte otobüs kazasından kurtulamıyor ya da kitapta Han karakteri yok, aslında 3 kız kardeşin hikayesi gerçek gibi bir çok değişiklik söz konusu. Bu yüzden gerçek hikayeyi öğrenmek isteyenlerin kitabı okumasını öneririm. Kitaptan sonra izleyince her şey daha netleşiyor gözünüzde.

Kısaca Masumlar Apartmanı aldığı reytingleri gerek çekimleri, gerek senaryosu, gerek oyunculuğu ve gerek hikayesi ile hak eden bir dizi. Ama bu dizi oturup izleyip eğleneceğiniz, zaman öldürdüğünüz, ses olsun diye açtığınız bir dizi olmamalı. Masumlar Apartmanı’nın da yayınlanan diğer psikoloji temelli dizilerin bize söylediği bir şey var= yargılamamak. Masumlar Apartmanı izleyip bir şeyler öğrenmeniz gereken ders çıkarmanız gereken bir dizi.

Her salı diziyi izlediğinde bu hikayeyi yaşayan insanlar adına üzülen, göz yaşları döken çok kişiyiz ama çarşamba gün başladığında çevremizdeki her şeyi fütursuzca yargılıyorsak izlediğimizden çok da bir şey anlamamışız demektir.

Mesela izleyen çoğu insan 4 çocuğun annesi rolünü oynayan Hasibeyi yargılıyor, hep onun yüzünden çocukların bu halde olduğunu söylüyorlar. Eve,  ben de katılıyorum buna, onun da suçluluk payı var ama Hasibe’nin yaşadığı hayatı kimse düşünmüyor bütün suçu omuzlarına yüklerken. Sevgisizlikten bu hale geldiğini, kendi çocuklarına bile verebilecek sevgisinin kalmamasının onu da büyüten annenin, evlendiği eşinin etkisini kimse görmüyor.  Dizinin adı Masumlar Apartmanı. Gerçekten de izlediğimiz her karakter bir noktada çok masum.

Karakterlerin her zaman iyi olmasını bekleyemeyiz. Kötü oldukları zamanları da izliyoruz ve hemen yargılamaya başlıyoruz. Bunu 2 buçuk saat kurgu karakterlere yapmak hayatımızda sorunlara sebep olmaz. Peki çevremizi yargılamamaya gelince ne kadar başarılı olabiliyoruz?

Dizinin ilk bölümü güzel bulmuştum ama ikinci bölüm o kadar yavaştı ki devam etmemeyi düşünmüştüm. Ama üçüncü bölümle beraber hiç hız kesmeden heyecanını ve hareketliliğini korudu dizi. Elbet bir gün sıkıcı bölüm çekecekler hep bu kadar hareketli olamaz dediğim dizi bana tükürdüğümü yalatırken bugün sezon sonu bölümü ile ekranlarda olacak.  

Eğer izlemediyseniz ve psikolojinizin kaldıracağını düşünüyorsanız çekinmeden izleyebilirsiniz.

Keyifli seyirler.

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz