Neden İzleme(me)liyim#1 – Gilmore Girls

Life is short talk fast (hayat kısa, hızlı konuş)

Serimizin ilk dizisi, benim de kısa bir süre önce bitirdiğim Gilmore Girls…

2000 yılında yayın hayatına başlayan dizimiz Amy Sherman-Palladino tarafından yazılıp, oluşturuluyor. 2000 yılında çekildiği için teknolojinin hayatımızda yavaş yavaş yer ettiği zamanları bir kasaba ortamında izlemek benim gibi Z kuşağı biri için çok keyifliydi.

16 yaşında hamile kalan Lorelai Gilmore ailesi ile anlaşmazlıklarından dolayı kızı Rory Gilmore’un doğumundan sonra Stars Hollow kasabasına taşınır ve orada yaşamaya başlar. Rory’nin 16 yaşındaki hali ile başlayan dizimiz Stars Hollow’daki Lorelari, Rory ve kasaba halkının hayatına yer verirken, Rory’nin lise parasını karşılamak için Lorelai’ın babasından ve annesinden para istemesi ile 3 nesil Gilmore kızlarından biri olan Emily ve eşi Richard’da hikayemize dahil olur.

gilmore girls

Türüne dram diyebileceğimiz dizi 7 sezon boyunca şaşırtıcı derecede hızlı diyologları ile Türkiye’de CNBC-e televizyon kanalında yayınlanmıştır + 2016 yılında Netflix tarafından Gilmore Girls için mini dizi çekilmiştir.

Neden İzlemeliyim?

  • Senaryosu

İzlediğimiz şeylerde artık iyi bir senaryo ve çekim arıyoruz. Bu dizide karakterler dizinin slagonunda da dediği gibi (hayat kısa, hızlı konuş) hızlı ve zekice konuşmaları sayesinde senariste hayran kalıyorsunuz.

Dizide bir çok insan ilişkisine değiniyor. Aile ile ilişkiler, arkadaş ile ilişkiler, sevgili ile ilişkiler ama en önemlisi de anne kız ilişkisi. Lorelai sanki bir anne değil de arkadaş gibi Rory’nin en yakını. Aralarındaki diyalogları, birbirleriyle eğlenmelerini izlemek onları anne kız olarak değil de kız kardeş gibi arkadaş gibi görmenizi sağlıyor.

  • Karakterlerin iyi yazılmış olması

Lorelai Gilmore (Lauren Graham)= Rory’nin annesi. Komik ve deli dolu bir kadın. Otel işletmecisi. 16 yaşında hamile kalması ile kızını tek başına büyütüyor. Kızı ile ilişkisine izleyen herkesin hayran kalacağı, kahve bağımlısı, eğlenceli bir kadın.

Rory Gilmore( Alexis Bledel)= Lorelai’ın kızı. Çalıskan ve annesi gibi kahve bağımlısı. Gazeteci olma hayali kuruyor ve kitaplara aşık. Adeta gözümüz önünde büyüyor.

Luke Danes (Scott Patterson)= Kasabada lokanta sahibi. İnatçı ve sinirli bir adam. Çoğu insan ile zor anlaşabilen Luke, Lorelai ile çok iyi arkadaş ve Rory’nin en büyük destekçisi

Sookie St. James (Melissa McCarthy) = Sakarlıkları ve yemeğe aşkı ile izleyenleri çokça güldüren, sempatik bir kadın. Lorelai’ın en yakın arkadaşı.

Lane Kim (Keiko Agena) = Rory’nin en yakın arkadaşı. Koreli ve baskıcı bir annesi var. Çoğu şeyi gizli gizli yapıyor ve her zaman çok iyi bir arkadaş.

Michel Gerard( Yanic Truesdale) = Çoğu kişi için başta itici gelse de ilk gördüğüm andan beri en sevdiğim karakter olan düşündüklerini hiç çekinmeden söyleyen biri. Fransız ve resepsiyonist. ( Bu diziden sonra aslında resepsiyonist olabilirim diye düşünmeye başlamıştım. Hepsi senin sayende Michel ) Sookie ve Lorelai ile birlikte çalışıyor ve her şeyi eleştirebilecek biri.

Emily Gilmore(  kelly bishop )= bence aralarında ne iyi yazılmış karakter. Dizide tanıdığımız en büyük Gilmore kızı. Lorelai’ın annesi. Baskıcı ve kuralları olan bir karakter. Karakterin çok iyi yazılması Kelly Bishop’un mimikleri ile birleşince izlemesi keyifli bri hal almış

Richard Gilmore( Edward Herrman) = Lorelai’ın babası. Sigorta şirketinde çalışıyor ve Rory’yi çok seviyor. Çok iyi bir eş ve yıllar sonra da çok iyi bir baba ve dede olmaya çalışıyor.

Paris Geller (Liza Weil )= Chilton’da okuyor ve Rory ile orada tanışıyr.Çok başarılı ve çekilmez gibi görünse de izlemesi zevkli bir karakter.

Bu karakterler dışında dizideki karakterlerimiz kısaca;

Dean Forester (Jared Padalecki )= Rory’nin ilk aşkı

Jess Mariano (Milo Ventimiglia )= kendini kitaplar ile yetiştirmiş, Rory’nin hoşlandığı çocuklardan biri.

Logan Huntzberger (Matt Czuchry)= Rory’nin hayatında büyük değişikliklere sebep oldu ve Rory ile Yale Üniversitesi’nde okuyor

Miss Patty (Liz Torres) = Kasabada dans okulu işletiyor ve dedikoduyu çok seviyor.

Babette Dell ( Sally Struthers) = Lorelai’ın komşusu. Bağıra bağıra konuşan ve dedikoduyu seven karakterlerimizden.

Taylor Doose( Michael Winters)= Kasabanın en olmazsa olmaz karakteri. Kasaba ile ilgili her işi yapan çalışkan bir adam

  • Dizideki karakterlerin hatalarının olması

Artık yazılan çoğu karakter kusursuz. Herkesin aşık olduğu hem iyi hem güzel hem de hiç hata yapmayan karakterler. Bu dizideki karakterler ise çokça hata yapıyor. Bu hatalardan ders çıkarmayıp üstüne yine hata yapıyor sonra hatasını fark ediyor düzeltmeye çalışıyor yine hata yapıyor. Hata yapan karakterlerin yazılması senaryoyu ve kasabayı daha gerçekçi yapıyor.

Hatta Rory’nin yaptığı bir hata yüzünden o kadar sinir oldum ki diziyi izlemeyi bırakmayı düşündüm. Ama devam ettim çok uzun sürse de Rory hatasını anladı. Tabi bu süre zarfında çokça çıldırdım. Siz de izlerken sinir olmaya başladıysanız durun ve düşünün büyük ihtimalle sevdiğiniz karakterlerden biri bir hataya bulaşmıştır.

  • Çok sıcak bir kasaba ortamının olması.

Artık yaşadığımız apartmandaki insanları bile tanımazken bu kasabada herkes birbirlerini tanıyor ve herkes birbirine yardım ediyor. Kasaba ya da mahalle ortamı olan dizileri sevenler için vazgeçilmez bir dizi.

  • Kasaba toplantıları

Sadece bu toplantılar için bile izlenebilir dizi. Festival ya da konuşulması gereken konular oldUğunda bütün kasaba toplanıp tartışıyor. Kavga, gürültü, patırtı, eğlence… Çok iyi ortam.

  • Sıcak insan ilişkilerini içinde barındırması

Maalesef çoğu insan bu ilişkilere hayatında sahip değil. Anne ve kızın ilişkisi olsun, kasabadakilerin arasındaki ilişki olsun o kadar sıcak ve saf ki izlemek ve mutlu olmak için bir sebebiniz daha.

Neden İzlememeliyim?

  • Rory’nin ilk sezonlardan sonra büyüdükçe oyunculuğu yapmacıklaşıyor. Çok göze batmasa da bazen dikkatinizi çekebiliyor bu durum.
  • Dizideki diyaloglar çok hızlı olduğundan dolayı bir de art arda izlemişseniz bölümleri çevrenizdeki insanların konuşmaları size yavaş gelebilir. Bu da küçük çaplı anksiyeteye sebep olabilir
  • 7.sezonda senaristin değişmesinden olduğunu düşünüyorum eski zevki vermemeye başlamıştı dizi. Diyaloglar sahte  ve tekrar gibi gelmeye başlamıştı ama izledikçe bu durum kendini topluyor ya da siz alışıyorsunuz
  • İzlediğiniz şeyler gerçek değil hepsi kurgu. Bunu hatırlatması da izlememek için bir sebep olabilir.

Sonuç

Kesinlikle zamanınız varsa bu diziyi izleyin. Samimi insan olur da dizi olmaz mı sorusunun cevabı niteliğinde bir dizi. Normalde dizi izlerken sevdiğiniz karakterlerden biri siz olursunuz. Ama bu dizide öyle olmadı. Sanki kendim olarak Stars Hollow kasabasının bir üyesi oldum. Bu his bu dizide bir de Brooklyn 9-9’da başıma gelmişti. (yakında)

Kasabadan biri oldum, toplantılara katıldım, Luke’un yerinde Lorelai ve Rory ile karşılaşıp kahve içtim, Patty’nin dans okuluna gidip Taylor ile kavga ettim.

The Marvelous Mrs. Maisel izlediyseniz bu diziyi de seversiniz. Tam tersi de geçerli.

Yazımı bitirimeden Gilmore Girls için sonradan çekinen Gilmore Girls: A Year in the Life dizisine de değinmek istiyorum. Açıkçası beklentilerimi tam karşılamadı ama yine de oyuncuların daha büyük hallerini görmek ve hikayenin finalini izlemek keyifliydi. Ama yine de Gilmore Girls > Gilmore Girls: A Year in the Life

Kısaca hızlı diyologlar, zeki insanlar, benzeri olmayan karakterler ve Stars Hollow…

Anlatılmaz izlenir

Hayat kısa hızlı konuş

Keyifli seyirler.

27 Mayıs 2021

Sınırlar

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz