Nereden Geliyor? / Sene #1

Kelimelerin kökenlerine indiğim “Nereden Geliyor?” adlı serimin üçüncü yazısına hoş geldiniz. Yaşantımızda bir hayli yer kaplayan, planlarımızın, ajandalarımızın vazgeçilmez ögesi olan, bize zaman hakkında bilgi veren sözcükler üzerinden hızla devam ediyoruz: Aylar

Sizleri sıkmamak adına senede yer alan on iki ayı yarıya böldüm. Karşınızda ilk altı ayımız!

SENE

Arapça “ﺳﻨﻪ” (senet) kelimesinden herhangi bir değişime uğramadan dilimize geçmiş bu ifade yine “yıl” demektir. Sözcük aynı mânâdaki Aramice/Süryanice “tekrarlama, dönme, geri gelme” anlamına gelen “שְׁנָא” (şənā) ile eş kökenlidir.

YIL

“Sene” kelimesinin anlamdaşı olarak karşımıza çıkan “yıl” sözcüğü için tamamen yerli diyebiliriz. Eski Türkçededen beri kullanılan bu ifade, ilk defa Orhun Yazıtları’ndaki “men tokuz yigirmi yıl şad olurtım” cümlesinde geçer. Cümlenin günümüz Türkçesine çevrilmiş hâli ise “Ben 19 yıl veliaht olarak hüküm sürdüm”dür.

Ocak

1945 senesinde, sunulan bir teklif ile “Arapça “كانون” (kānūn) sözcüğü yerine kullanılmaya başlanan bu kelimenin kökenleri de Eski Türkçeye dayanır. “Oçak” yani “ateş yakılan yer” anlamına gelen ifade “ōt-çak” şeklinde türetilmiş olup sonradan ünsüz düşmesine uğramıştır. “çAk” son eki gelen “ōt” kelimesi ise günümüzde “od” olarak kullanılır ve “ateş” mânâsında karşılık bulur.

Şubat

Süryanice yahut Aramice “שבט” (şebat) kelimesinden Arapçaya geçmiş olan şubat (شباط), dilimize buradan giriş yapmıştır. Değişen tek şey ismi verilen ayın sırasıdır. Arapçada Rumi takvimin on ikinci ayının, Süryanice/Aramicede ise Arami ve İbrani takviminin on birinci ayının adıdır.

Mart

Yılın üçüncü ayı olan mart, Modern Yunancada yer alan “μάρτιος” (Mártios) kelimesinden gelmektedir ve sözcüğün açıklaması “Rumi takvimin birinci ayı“dır. Lâkin serüven burada son bulmamaktadır. Mártios kelimesi de aynı anlamda Klasik Latincedeki “Martius” ifadesinden alıntılanmıştır. İşin garip kısmı şudur: Martius, Roma savaş tanrısının adı olan “Mars“tan türetilmiştir.

Nisan

Aramice veya Süryanice “נסן” (nisān) kelimesinden Arapçaya herhangi bir değişikliğe uğramadan geçen sözcüğün kökeni aslında Akatça “nisannu”ya oradan da aynı mânâdaki Sümerce “nisag”a dayanır. Bahar aylarından ikincisine yaraşır bir anlamı bünyesinde barındırır nisannu: taze mahsul, turfanda

Mayıs

Orta Yunanca “μάιος” (Máios) kelimesinin alındığı “Maius” ifadesi, Mayıs başında bayramı kutlanan Roma tanrıçasının adı olan “Maia” özel isminden türemiştir. Bu kelimenin bir diğer anlamı ise “Büyük Hanım“dır.

Haziran

Arapça “ﺧﺰﻳﺮﺍﻥ” (ḥazіrān) kelimesinden dilimize geçen, yazın başlangıcı haziranın anlamı “Rumi takvimin dördüncü ayı” olup kökeni belirsizdir.

Saydığımız altı ayda kolaylıkla fark ediyoruz ki günlük hayatta, özellikle şu pandemi esnâsında, sıklıkla kullandığımız aylar birçok dilden Türkçeye sirayet etmiş. Bununla birlikte yine söyleyebiliriz ki dünya üzerinde konuşulan lisânlar süreç içerisinde birbirinden etkilenmiş, birbirlerini beslemiştir. Çünkü konuşup iletişim kurmaktaki amaç düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek, kısacası derdini karşı tarafa aktarabilmektir. Bu sebeple hangi kelime sizin merâmınızı anlatmanıza olanak sağlıyorsa onu kullanmaktan çekinmeyin!

Geriye kalan altı ayı sizlere bir sonraki yazımda sunmuş olacağım. O zamana kadar sağlıcakla kalın, söylediklerinize dikkat kesilin!

Görüşlerinizi ve önerilerinizi yorumlar kısmında belirtmekten çekinmeyin. Okuduğunuz için teşekkür ederim 🙂

Etimolojiye ufak çapta değindiğim bu yazı silsilesinin diğer üyelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kaynakça

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz