Nereden Geliyor? / Sene #2

Günlük hayatta dilimizden düşmeyen kelimelere farklı bir boyuttan yaklaşmaya çalıştığım, onların yolculuklarını incelediğim, kökenlerine indiğim “Nereden Geliyor?” adlı serimin dördüncü yazısına hoş geldiniz. Bir önceki yazımla başladığım senedeki on iki ayın kökenlerini incelememize kaldığımız yerden devam ediyoruz.

SÂL

“Sene” ve “yıl” kelimelerinin günümüzde pek bilinmeyen bir eş anlamlısı olan sâl, dilimize Farsçadan geçmiştir.

Temmuz

Arapçadan dilimize tesir etmiş yaz mevsiminin ikinci ayının ismi “Rumî takvimin beşinci ayı” anlamına gelir. Kendisi Aramice yahut Süryaniceden alıntı yapılıp asıl olarak bir ilah isminden evrilmiş vaziyette iki yerde karşımıza çıkar. Akatça bu dillerden birisidir ve kelimenin ürediği Tammūz, bir Babil ve Asur tanrısıdır. Diğeri ise Sümercedir, Sümerlerde Dumu-zi, çoban tanrısıdır.

Ağustos

Yunanca “αύγουστος” (ávgustos) kelimesinden aldığımız, “Rumi takvimin altıncı ayı” mânâsındaki ayımız aslında Latincedir. Şimdiye kadar saydığımız birçok ayda karşılaştığımız gibi özel bir addan oluşturulmuştur: Augustus. Kelime, Roma imparatoru Octavianus nâm-ı diğer Ceasar Augustusun lakabı olarak kullanılmıştır.

Eylül

Yine Arapçadan kelime haznemize kattığımız bu ay, Aramice/Süryaniceden alıntıdır. Değişen tek şey aynı şubat gibi takvimlerde ismi verilen ayın sırasıdır. Arapçada Rumi takvimin yedinci ayının, Aramice/Süryanicede ise Arami/Süryani takviminin altıncı ayının adıdır. Yalnız macera bu noktada son bulmamaktadır. Sözcüğü incelediğimiz vakit denk geldiğimiz eş kökeni Akatça “elūlu/elūnu” olup kelime, “hasat festivali, bu festivalin yapıldığı ay” anlamına gelmektedir.

Ekim

Ocak ayıyla aynı kaderi paylaşan Ekim, 1945 yılında kanun ile “Teşrin-i Evvel” ifadesi değiştirilerek bu ismi almıştır. “Ek” fiiline “-im” son eki getirilmiş ve kelime bu şekilde türetilmiştir. Kökümüz olan “ek” ise Eski Türkçeden gelmektedir. Anlamı “(tohum) serpmek“tir.

Kasım

Yine 10 Ocak 1945 tarihiyle adı değiştirilmiş aylardan biri olan Kasım, Arapça “ﻗﺎﺳﻢ” (ḳāsim) kelimesinin “Teşrin-i Sânî” ifadesinin yerine konulmasıyla kullanılmaya başlanmıştır. “Bölen, taksim eden” anlamlarındadır ve “rūz-ı kāsım” yani “yılı ikiye ayıran gün” tamlamasının kısaltılmış hâlidir. Peki yılın ikiye ayrılması nasıl ola ki? Hemen inceleyelim! Asırlar önce Anadolu’da halk günleri Hızır (veya Hızır günleri) ve Kasım (veya Kasım günleri) olmak üzere yarıya bölerdi. İşte Kasım kısmı şu anki aralıkla 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar süren 6 aylık kış dönemidir.

Aralık

Bir önceki cümlede “aralık” kelimesini kullanmışken, yılın son ayının anlamının zihinde belirmemesi komik olurdu doğrusu. Eskiden “Kânûn-ı Evvel, İlk Kanun” olarak bilinen Aralık, çıkartılan kanunla 1945 senesinde takvimlerde yerini alır. Kelime, Eski Türkçeye dayanan, o zamanlardan beri kullanılan “ara” köküne “lIk” ekinin getirilmesiyle meydana gelmiştir. “Ara” kökünün geçtiği, en yaygın bilinen satır şudur: Üze kök teŋri asra yagız yir kılındukda ikin ara kişi oġlı kılınmış. Orhun Yazıtları’nda geçen cümlenin günümüz Türkçesine tercümesi şu şekilde yapılabilir: Üstte mavi gök, altta kara yer yaratıldığında ikisi arasında insanoğlu yaratılmış. Burada “iki şeyin ortasında” anlamında zarf yapısında zikredilen kelime, ilerleyen vakitlerde ad anlamı kazanmıştır.

Evet, böylece bir seneyi devirmiş bulunuyoruz. Son sözlerimi söylemeden hemen önce, bu süreçte sıkça rastladığımız Rumi takvimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Rumi takvimden kısaca bahsetmek gerekirse, Peygamber efendimizin (s.a.v) hicreti başlangıç kabul edilerek güneş yılına dayalı oluşturulmuş bir takvimdir. Osmanlı Devleti’nde 13 Mart 1840 tarihinden itibaren 1925 yılında milâdî takvimin benimsenmesine dek kullanılmıştır.

sene
Kaynak: Vikipedi

Acısıyla tatlısıyla geçirdiğimiz koskoca on iki ayın kökenlerini “Nereden Geliyor?” adlı serimde birlikte incelemek, sıkça telaffuz ettiğimiz bu kelimelerin iç yüzlerini öğrenmek kanaatimce çok zevkliydi. Umarım siz de en az benim kadar eğlenmiş, aynı zamanda konu hakkındaki bilgilerinizi artırmışsınızdır. Ağzınızdan çıkanları kulağınızın duyması dileğiyle. Okuduğunuz için teşekkür ederim 🙂

Etimolojiye ufak çapta değindiğim bu yazı silsilesinin diğer üyelerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Kaynakça

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz