Vaka-i Vakvakiye (Çınar Vakası) – Tarih Geçidi #1

Vaka-i Vakvakiye ya da bir diğer adıyla Çınar Vakası, 17. yüzyılda IV. Mehmed’in tahtta bulunduğu zamanlarda, 4-8 Mart 1656 tarihleri arasında İstanbul’da çıkan askeri bir ayaklanmadır. Hadi bu ayaklanmayı inceliyelim.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/9a/Sultan_Mehmed_IV_%282%29.jpg
Wikimedia – Sultan IV. Mehmet

IV. Mehmed’in tahta geçmesinden önce de idari yönden karışık olan Osmanlı Devleti, çocuk yaşta tahta geçen IV. Mehmedle birlikte valide sultanların ve iç ağaların yönetime karışmasıyla kötü durumunu sürdürmeye devam etti. Devlet erkanı arasındaki rekabet ve geçimsizliklerin ortaya çıkması, Girit seferi nedeniyle ekonomik sorunların yaşanması, imparatorluğun mali durumundan dolayı askerlerin maaşlarının düzenli ödenmemesi gibi nedenlerin baş göstermesi isyanları tetikledi. Akçelerdeki maden miktarının azalması da pazar yerinde askerler ve esnaf arasında yaşanan kavgaları başlattı.

Bu nedenlerden dolayı memnuniyetsizliklerini dile getirmek isteyen Hasan Ağa, Şamlı Mehmed Ağa ve Galata voyvodalarından Karakuş Mehmed Ağa 29 Şubat 1656 tarihinde maaşlarını alamadıkları iddiasıyla sipahileri ve yeniçerileri ayaklandırarak isyanı başlattılar.

İsyan başladığında toplanan ayak divanında isyancılardan Mihter Hasan Ağa söz aldı ve bir dua IV. Mehmed’e karşı olmadıklarını bildirdi. İdamını istedikleri 30 kadar kişini ismini içinde bulunduran listeyi padişaha verdi.

Listedeki isimlerin bağışlanmasını isteyen IV. Mehmed’in isteğine karşı isyancıların direnmesi neticesinde, listede adı geçen kişiler öldürüldü ve cesetleri isyancılara teslim edildi.

Peki bu olaya neden Vaka-i Vakvakiye ( Çınar Vakası) deniyor?

İsyancılar tarafından ölüme mahkum edilen kişiler At Meydanındaki çınar ağacına asılmıştı. Bu yüzden bu olay tarihe Çınar Vakası olarak geçmiştir. Ayrıca bu ağaç İslam Halk mitolojisinde adı geçen cehennemde bulunan ve meyveleri insan kafası olan Vakvak ağacına benzetilmesi sebebiyle Vaka-i Vakvakiye olarak da adlandırılır.

Kaynakça


YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz