Empati Köşesi #2 : Duvarlar

EMPATİ KÖŞESİ NEDİR ?

Empati, genellikle insanların karşıdaki kişinin gözünden olaylara bakabilme yetisine denir. İkinci yazısını yazdığım bu  empati serisinde günlük insan ilişkilerinde empati temalı alt birimleri kendi zihin dünyamda harmanlayarak siz saygıdeğer okuyucularımızın takdirine sunmaya çalışacağım. İlk yazıma buradan ulaşabilirsiniz.


DUVARLAR NEDİR ?

Duvarlar; evler ile sokakların arasında sıcaklığın değişmesini engelleyen, hapishane ile toplumu ayrı tutan, bilincimiz ile idaremizin bağını engelleyen bir tanımdır. Duvarlar, kıssadan hisse “Özgürlüğün bileklerine vurulmuş prangalardır”. Bu metaforik bir tanım ama benim tanımım en azından bütünümün bir parçası. Bilincimizin etrafında da içinde de duvarları yıkmalıyız. Irkçılık, küçük görme ve önyargının en büyük sebebi bu bahsi geçen duvarlardır.

 


PSİKOLOJİK DUVARLARI NEDEN KURUYORUZ ?

Dünyadaki 7.5 milyar insanın neredeyse hepsinin istemeden oluşturduğu duvarlardan sizde de varsa karalar bağlamayın. Bunu yaşamaktan ziyade biz insanoğlunun kabullenme erdemini göstermesi zaruri bir ihtiyaç oldu. Duvar dediğime bakmayın betimlemek kolay aslında kabuk desek de olur. Ama kabuklardan yeni bir sayfa açmak ve yaşamak için yavrular dışarı çıkarlar. Duvarları ise bizler, sözde yaşadığımızın kanıtı olan deneyimlerimiz yüzünden kurarız.

Çocukluğumuzu kıskanmamızın mantığı nerede anlayamıyorum. Daha bilgili daha birikim sahibi olmamız, mutluluğumuza engel mi oluyor yani. Saçmalığın daniskası bu düşünceler; duvarlarımız varsa eğer ve bunu çevremizdekilerde görüyorsa artık harekete geçmeliyiz. Gülüşlerimizin arkasına yalanları sığdırmayacağız. Mutluysak mutlu, üzgünsek üzgün olacağız.

“Çünkü her duygu doyasıya yaşanmayı hak ediyor.”


Duvarları Nasıl Aşacağız ?

Burada her insan için tek bir formül var desem taşlanırım. Klasik bir tabir de olsa mantık basit “Dert neredeyse tasası da oradadır”. İnsanın keşfi deyince aklımıza bilim , astronomi ve evren geliyor. İnsan ne zaman kendi keşfini tamamlamalı diye size sorsam ne dersiniz?

Duvarları aşmalı mıyız yoksa yıkmalı mıyız? Aşmak yeterli gelmez tekrar arkasına sığınmamanız için yıkacağız son tuğlasına kadar o molozları temizleyeceğiz. Bunu yapmanın en kolay yolu ise kişiliğinizi olduğu gibi yansıtabildiğiniz kişilerle en az haftada bir oturup bir çay ya da kahve muhabbeti yapmanız. Bu basit gelse de gözünüze psikiyatrideki çoğu yöntemin aslında temelidir. Bir psikiyatrist veya psikolog sizi kabuklarınızın ve duvarlarınızın ötesinde görmeyi amaçlar. Kendinizi tanıyın ve ilk deliği artık açın duvarlarınızda.

Psikoloji alanında bulunan tüm doktor, doçent ve profesörlerimize hürmetlerimi sunarım.

“Delilerden ziyade kurbanlarına doktorluk yaparlar.”


En yakın zamanda bu serinin devamı olacak olan “Duyguların Yolu” yazımı siz saygıdeğer okuyucularımıza iletmeye çalışacağım. Size bir bakış açısı oluşturması adına “Sevgi Duvarı” şiirinden bir kesit bırakıyorum.

Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık seçik ki
Başucumda bir sen varsın bir de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
-Can Yücel

YORUMLAR

  1. […] Empati Köşesi’ne “DUVARLAR” başlığını inceleyerek devam […]

Sizin Düşünceleriniz

%d blogcu bunu beğendi: