Her Rengin Bir Anlamı Var : Sakız Makineleri

SAKIZ MAKİNELERİ

AVM’lerde olurdu genelde bu makineler. Bizim mahallede ise fırınımızın sağ köşesinde bulunurdu, ”25 kuruş atınız” yazısının üstündeki etikette farklı renge sahip sakızların hangi anlama geldikleri yazardı. Yeşilin anlamı para ,mavinin mutluluk, turuncunun başarı, beyazın sağlık, kırmızının ise tahmin edilebileceği üzere aşktı. Fırıncı abla ekmeği hazırlamaya çalışırken hep gözüm onlara takılırdı, ne çıksa mutlu olurdum acaba diye kafamı kurcalardım. Bozuk 25 kuruşum olmadığı için ve fırıncıya ‘’Bozuk verir misin?’’ demeye üşendiğim için sakızları hep almazdım. Yine de düşünceler kafamı yerdi yeşil çıksa ne yaparım kırmızı çıksa kimi görürüm diye düşünür dururdum, sanki sakızlar gerçekten de anlam verdikleri güçlere sahipmişcesine kendi kendimi eğlendirirdim.

Sakız Makinesi

RENKLER VE ANLAMLARI

Biliyorsunuz hayatın farklı dönemleri farklı ihtiyaçlar oluşuyor ve çocukken bu sıkıntıları sihirle çözebileceğinize inanıyorsunuz, ya da renkli sakızlarla. İşte masum bir velet olarak ben de yeşil rengi hep istemekle beraber notlar berbat olduğunda turuncu, ağlamaklı günlerin ardından mavi, acilde serumlu geçirilmiş akşamlardan sonra beyaz, sınıfta hoşlandığım bir kız olduğunda ise kırmızı çıksın diye çevirirdim mekanizmayı. İstediğim renk çıktığında da hemen bir anlam yüklemeler papatya yapraklarından yaptığımız seviyor-sevmiyor tarzı çıkarımlar oluşurdu beynimde.

Çoğunlukla beyaz çıkıyordu hatırladığım kadarıyla, büyük olasılıkla tadı en kötü olduğu için onu daha fazla koyuyorlardı makinenin içine, leblebi misali yani. Söylediğim gibi beyaz sağlığı simgeliyordu, her şeye hatta bahara bile alerjisi olan ben ise o zamanlar geçirdiğim ateşli hastalıkları, sakatlıkları düşündüğümde makinenin gücüne yine de inanıyordum. Böyle böyle küçüklüğümün simgelerinden biri haline geldi bu sakız makineleri ve hafızamda tatlı yerini aldı.

Makineleri geçen gün güzel anılarıyla beraber hatırladım ve sonrasında nasıl çalıştıklarını düşünmeye başladım. Hakkında bir yazı yazmak ve sizlere de anlatmak istedim. İsterseniz gelin çocukların sihirli makinelerinin mekanik yapısına hep birlikte göz atalım. Bu mekanizmayı anlatırken severek takip ettiğim ‘’Jared Owen’’ in hazırladığı çalışma prensibi videosundan yararlanacağım, dilerseniz yazının sonundan videoya ulaşabilirsiniz. 

ÇALIŞMA PRENSİBİ

Bildiğiniz gibi çevirme kolu hep aynı tarafa döner, diğer tarafa çeviremezsiniz. Bunun sebebi, çevirme kolunun bağlı olduğu dişlinin (ratchet gear) çark mandalı (pawl) tarafından iki taraflı dönüşünün engellenmesidir. Bir diğer mandal da paranın konulduğu haznede bulunur, çevirmeye çalıştığınızda mekanizma bu yüzden dönmez, parayı koyduğunuzda dönmesinin sebebi ise mandalın para tarafından yukarıya itilip durdurucu etkisinin kaldırılmasıdır. Parayı koyduk ve mekanizmayı çevirdik çevirme kolunun bağlı olduğu başka bir dişli daha bulunmaktadır (spur gear/alın dişlisi) ki bu dişli sakızın düştüğü hazneyi -Bu hazne arka tarafta bulunur- öne doğru çevirip sakızın ön taraftaki kısma düşmesini sağlar, ve işte başardık artık bir sakızımız var.

Hep merak ettiğim şeylerden birisi de attığımız paranın nereye gittiğiydi çünkü hiçbir açılma yeri görünmüyordu. Sonradan öğrendim ki makinelerin üstünde, bazılarının da arkasında küçük bir kilit varmış ve bu sayede para haznesine ulaşılıyormuş. Mekanizma basitçe bu şekilde çalışıyor. Farklı yapılardaki sakız makineleri muhakkak vardır fakat genellikle hepsinin mantığı aynı ve görüldüğü üzere çok basit ve zekice tasarlanmış. Mandallar ve birkaç çeşit dişli ile iş görüyor.

Makinenin İç Yapısı

SARININ ACI VE TATLI HALİ

Makinenin içerisinde saydığım beş rengin haricinde bir renk daha bulunuyordu. Belki yazıyı okurken aklınıza geldi ve onu saymadığım için kızdınız bana, hayır unutmadım korkmayın sadece sona saklamak istedim. Sarı renk, sarı rengin farklı bir yeri vardı diğer renkler arasında çünkü bu renk ayrılığı simgeliyordu ve 6 rengin arasında kötü anlama gelen bir tek o vardı.

Her çıkırt sesinde ‘’ulan acaba sarı mı geldi’’ diye korkardım, istediğim renk gelmese de sarı gelmediği için mutlu olduğum olurdu. Yine de arada geliyordu tabii ki, içimi hoşnutsuzluk kaplasa da atıyordum ağzıma ve çiğnemeye başlıyordum. İşin garibi tadı en güzel olan da oydu. Korkuyla karışık tadının güzelliği mutlu ediyordu insanı. Ayrılık hissinin verdiği tattı o belki de. Birinden ilk başta yaşadığınız kopamama hissiyle beraber sonunda eskilerden vazgeçmenin verdiği hazzın verdiği tattı. Veya sadece limon tadı da olabilir bilmiyorum 😊.

Sakız makinelerinin hem mekanik hem de benim açımdaki manevi anlamlarını sizlere kısaca aktarmaya çalıştım. Sizler için şu anda küçük hayalleri ifade ediyor olabilir fakat bir sakız makinesi gördüğünüzde çocuksu düşler kurmayı ve kendinizi ufaktan mutlu etmeyi unutmayın. Her şeyin başı beyaz sakız olsa da bol kırmızılı zamanlar dilerim sizlere. Ayrıca sarının tadı ne kadar güzel olsa da uzak durmanızı tavsiye ederim.

YORUMLAR

Sizin Düşünceleriniz