Şiddetin Masum Hali: “Kıskanıyorum Seni!”

Sevgililer Günü’nü geride bıraktığımız bu günlerde kimileri ‘sevgilim yok’ diye yakınırken kimilerinde ise durum tam tersi olabiliyor. Birçok insan sevgilisinden şikâyet ediyor, ilişkisinden memnun olmadığını söylüyor. Peki ama ikili ilişkilerin ortak amacı mutlu olmak, mutlu etmek değil midir? Niçin mutsuz birliktelikleri sürdürmeye bu kadar kararlıyız? Yoksa siz de “Sevdiğim insanla mutsuzluğa da varım.” klişelerine inananlardan mısınız? Öyleyse hadi gelin, flört şiddeti ve ‘toksik’ ilişki kavramları nedir, ne değildir biraz bakalım!

Birçok farklı türü olan şiddetin akla ilk geleni fiziksel şiddetken bunu takiben psikolojik, cinsel veya dijital şiddet de günümüz ilişkilerinde fazlaca rastlanan bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıda üzerinde duracağımız psikolojik şiddet ikili ilişkilerin en sinsi sorunu olabilir. Farkında olmadan yoran, kıran, değersiz hissettiren kimi davranışlar zamanla gözle görülür bir biçime bürünüyor, sevgi sanılan şeyin aslında boş bir debelenme hali olduğu sonradan anlaşılıyor.

“Onu giyemezsin, çok kısa.” veya “Oraya gidemezsin, kızlar var.” gibi cümleler size tanıdık geliyor mu? Belki bizzat işittiniz ya da kullandınız bunları, belki bir arkadaşınız anlattı. Özellikle flörtün başladığı, ilişkilere duyulan ilgi ve isteğin arttığı lise döneminde sıkça karşılaştığımız bu gibi sınırlayıcı cümleler, hayatın en güzel zamanlarını zehir etmekle kalmıyor, ilişkiler bitince zaman kaybı düşüncesi ve büyük bir pişmanlık duygusuyla da baş başa bırakıyor insanı. Türkçe karşılığıyla ‘zehirli’ anlamı taşıyan toksik kelimesi bu tarz kısıtlayıcı, yorucu ve mutluluktan ziyade huzursuzluk veren ilişkilerin tanımında kullanılıyor. Genellikle kıskançlık bahanesi altında ortaya çıkan bu davranışların yanında alay etme, küçümseme, önemsememe gibi kişinin ruhunu yaralayan hareketler de psikolojik şiddete verilebilecek en iyi örnekler. Böyle ilişkilerde çevreden gelen “Ayrıl, ne bekliyorsun!” gibi ağızdan bir çırpıda çıkan cümlelerin aksine işin içinden sanıldığı kadar kolay çıkılmıyor. Flört şiddetinin sıklıkla görüldüğü ergenlik döneminde tecrübesizlik nedeniyle şiddetin etkilerine daha fazla maruz kalan gençler kimi zaman bundan utanç duyarak çevresiyle paylaşmıyor, sorunu kendi içinde halletmeye bazen ise sindirmeye veya yokmuş gibi davranmaya çalışıyor. Yaşadıkları şeyin büyük bir aşk olduğunu düşünen, sevdiği için kıskandığını kıskandığı için böyle davrandığını öne süren de çok. Fakat bütün bunların sonu kötü biten bir ilişki ve elde kalan ‘tecrübe oldu’ tesellisi oluyor.

Bahsedilen bu psikolojik şiddetin önüne geçmek için ilk önce bunun farkında olmak ve durumu görmezden gelmemek gerekiyor. Zamanla bir döngü haline gelen flört şiddeti benimsenmeden ilişkinin bitirilmesi en sağlıklı seçenekken kimi zaman bağımlılık haline gelen toksik ilişkilerin bitirilmesi uzun zaman alabiliyor. Bunun sonucu oluşması muhtemel olan psikolojik sıkıntılar ilişki bitse bile kendini göstermeye devam edebiliyor. Bu gibi zor bir durumda profesyonel destek alınması en olası çözüm yoluyken kişi yaşanılan tecrübeler sayesinde diğer ilişkilerinde sağlıklı bağlar kurmaya özen göstermeli, kişisel alana saygı duymalı, kıskançlık bahanesi altında partnerini kısıtlamamalıdır. Yalnızca sevginin her şeyi halledeceği düşüncesinden sıyrılmalı, saygı ve güven olmadan sağlıklı bir ilişkinin olmayacağı kabullenilmelidir.

Ama Instagram’da birlikte olduğunuz fotoğrafı paylaşmıyorsa siz yine de bir trip atın tabii(!)

KAYNAKÇA


  • Avşar Baldan, G , Akış, N . (2017). Flört Şiddeti . Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi , 43 (1) , 41-44 .
  • Kaplan, B . (2020). Şiddetin Toplumsal Taşıyıcısı Olarak Flört Şiddeti: Ankara Örneği . Kent Akademisi , 13 (3) , 526-538.

YORUMLAR

  1. […] Şiddeti yalnızca fiziksel anlamıyla sınırlandırmamamız gerektiğini gelin birlikte ele alalım. […]

Sizin Düşünceleriniz